Sene 1996. Henüz ortaokuldaydım. Atari salonlarında, Tekken’nin combolarını ezberlemek ve rakibim olan sınıf arkadaşlarımı yenmek en büyük arzumdu. Street hoop ise yıllarca oynamama rağmen sıkılmadığım bir oyun olarak günde en az 1 kere oynadığım oyunların başındaydı. Ve bir gün arkadaşım Tekken de daha önce hiç görmediğim combolar yaparak bana saldırdı. Önünde bir kağıt vardı ve sürekli ona bakarak oynuyordu. Beni kimsenin yenemediği bu oyunda, çocuk beni saniyeler içerisinde pert etmişti. Tekrar jeton attım, gene yenildim, ardından bir daha bir daha… Hemen çocuğa dönüp elindeki kağıtta neler olduğunu ve nereden aldığını sordum. O da internet cafeden çıkarttığını, oyunun farklı combolarının yazdığını söyledi. "Nerede bu internet cafe?" dedim.
Bilmiyordum o soruyu sorarken ileride hayatımın tamamına dahil olacak bu teknolojiyi sorduğumu. Hemen tarif ettiği adrese gittim. Hayatımda ilk defa o kadar çok bilgisayarı orada görmüştüm. Daha Google’nin bile olmadığı, Türkiye’de toplasan 3 – 5 internet sitesinin olduğu bir dünyaydı o zaman internet. Bomboş, tertemiz, sadece bilgilerin bulunduğu ve nereye gideceğini, ne yapılacağını kimsenin bilmediği yeni bir dünya... İnternet cafenin sahibine sordum ben bu oyunun combolarını nasıl bulacağım diye. O da herkes bunu soruyor, ben sana bir çıktı alayım dedi. Çıktıyı verdi, karşılığında sanki dünyanın sırrını vermişçesine bir para aldı ve ilk internet maceram 10 dakika pc başında oturarak, hiçbir şey yapmadan dünyanın parasını ödeyerek tamamlandı. Ancak o zaman için elimde sahip olduğum kağıt, benim için paha biçilemezdi. Saatlerce evde mevcut comboları ezberlemek için o internetin bana verdiği kağıda bakarak çalıştım. Ve bana internetin ilk defa bilmediklerimi öğreteceğini orada anlamıştım.
Aynı aşağıdaki gibi bir yerdi ilk internet deneyimlerimi geçirdiğim salon... Büyük ihtimalle bende aynı aşağıdaki gibi bir çocuktum o zamanlar. Tek derdi oyun oynamak olan...
Sonraki yıllarda internet cafe atari salonlarını terk etmemize sebep oldu. Arkadaşlarla toplu oyun oynamanın keyfini ilk defa buralarda yaşadık. Chat denilen şeyi öğrendik, hiç resmini cismini bile görmediğimiz kişilerle saatlerce sohbet ettik. Onlara aşık olduk. Bu internet denilen şey hayatıma öyle bir hızlı girmişti ki; lise yıllarımın başın sonuna kadar içindeydi. Ve en güzel anlarımın tam ortasındaydı.
Bu olayların üzerinden 18 sene geçmiş. Dile kolay. Tam 18 sene önce, atari de oynadığım bir oyunun hileleri için tanıştığım internet artık hayatımın bir parçası. Vazgeçilmezi. Öyle bir yer etti ve beni kendisine bağımlı yaptı ki; artık onsuz bir dünyada insanların ne yaptığını bilmiyorum. Artık o olmadan nasıl yaşanır unuttum. Belki bizleri asosyal yaptı, belki vaktimizi boşa öldürttü, beklide çok işimize yaradı. Ancak kim ne derse desin ben internetin ilk zamanlarını hatırlıyorum, orası da aynı bu dünya gibi tertemizdi ve orayı da aynı bu dünya gibi insanlar yani bizler kirlettik!
14 Nisan 2014 Pazartesi
İnternet Neydi, Nasıl Geldi, Şimdi Ne Oldu?
11 Nisan 2014 Cuma
Alexa Yeni Tasarımı ile Karşımızda
Alexa sitesi bildiğiniz gibi tüm dünyadaki web sitelerinin hitleri ve hitlerine göre dünya ve bulundukları ülkelerdeki sıralamalarını gösteren bir web sitesidir. Eskiden Google algoritmasında büyük önem taşıdığı ve SERP’e 1’e 1 etki ettiği için webmaster camiasının göz bebeği bir sitedir. Günümüzde birçok SEO uzmanına göre Alexa sıralamasının bir etkisi kalmadığı söylenmektedir. Ancak bu söylem şöyle olmalıdır “manipüle edilmiş alexa sıralamasının bir değeri kalmamıştır”
Alexa değeri farklı black hat seo yöntemleri ile rahatlıkla düşürülebilmesi, Google’nin sıralamalarında Alexa değerini önemsemesini sağlamıştır. Ancak yukarıda da dediğim gibi Google bir web sitesinin hitini her zaman önemsemiş ve sıralamasını buna göre değiştirmiştir. Durum böyle olunca webmaster camiasında gözden düşen Alexa, eski itibarlı günlerine geri kavuşmak amacıyla olacak ki; yepyeni bir tasarım ile karşımıza çıktı.
Yeni tasarımı ile Alexa çok daha işlevsel bir yapıya kavuşmuş. Gerek metriklere ulaşım, gerekse tüm özellikleri tek sayfada görme özelliği ile ciddi bir alt yapı çalışması yapıldığı aşikar. Alexa’nın bir web sitesini incelerken yeni tasarımının nasıl olduğunu görmek için buraya tıklayınız.
Yeni tasarımında dikkatimi çeken bir diğer husus ise; alexa pro üyeliği çok daha önemli hale getirmiş olmalıdır. Birçok veri özelliği Alexa pro hesabı olan kullanıcılar görebilirken, normal kullanıcılar bu özellikten çok fazla faydalanamıyorlar. Örnek olarak artık ücretsiz kullanıcılar sitelerin hangi kelimelerden hit aldıklarını ve backlink aldığı siteleri sınırsız bir liste şeklinde göremiyorlar. Bu kriterlerde sadece ilk 5 site gösteriliyor ve daha fazlasını görebilmek için alexa pro üyelik sahibi olmanız isteniyor.
Alexa pro hesabı ise oldukça pahalı. Aşağıya pro hesaplar için özellik ve fiyat listesini ekliyorum.
Alexa değeri farklı black hat seo yöntemleri ile rahatlıkla düşürülebilmesi, Google’nin sıralamalarında Alexa değerini önemsemesini sağlamıştır. Ancak yukarıda da dediğim gibi Google bir web sitesinin hitini her zaman önemsemiş ve sıralamasını buna göre değiştirmiştir. Durum böyle olunca webmaster camiasında gözden düşen Alexa, eski itibarlı günlerine geri kavuşmak amacıyla olacak ki; yepyeni bir tasarım ile karşımıza çıktı.
Yeni tasarımı ile Alexa çok daha işlevsel bir yapıya kavuşmuş. Gerek metriklere ulaşım, gerekse tüm özellikleri tek sayfada görme özelliği ile ciddi bir alt yapı çalışması yapıldığı aşikar. Alexa’nın bir web sitesini incelerken yeni tasarımının nasıl olduğunu görmek için buraya tıklayınız.
Yeni tasarımında dikkatimi çeken bir diğer husus ise; alexa pro üyeliği çok daha önemli hale getirmiş olmalıdır. Birçok veri özelliği Alexa pro hesabı olan kullanıcılar görebilirken, normal kullanıcılar bu özellikten çok fazla faydalanamıyorlar. Örnek olarak artık ücretsiz kullanıcılar sitelerin hangi kelimelerden hit aldıklarını ve backlink aldığı siteleri sınırsız bir liste şeklinde göremiyorlar. Bu kriterlerde sadece ilk 5 site gösteriliyor ve daha fazlasını görebilmek için alexa pro üyelik sahibi olmanız isteniyor.
Alexa pro hesabı ise oldukça pahalı. Aşağıya pro hesaplar için özellik ve fiyat listesini ekliyorum.
10 Nisan 2014 Perşembe
HedefOnline Forex’ten 15 milyon TL dolandırıcılık
Forex piyasasında eskiden beri işlem yapanların yakından tanıdığı bir firmadır HedefOnline Forex firması. Türkiye’de birçok yatırımcıyı forex piyasası ile ilk tanıştıran şirketlerinden başında gelen HedefOnline bildiğiniz gibi 2011 senesindeki Forex Regülasyonunda SPK’dan lisans almamıştı. Ancak spk onayı almamasına rağmen, aracı kurum hizmeti vermeye ülkemiz dışından hizmet vererek devam etmişti.
Tüm yazılarımızda kaldıraçlı döviz alım satım işlemlerinizde seçeceğiniz aracı kurumun SPK lisanslı bir kurum olması gerektiğini vurguluyoruz. Ve sıkılmadan da bu konuda uyarılarımı sürdürmeye devam edeceğim. İşte HedefOnline forex şirketinin yaptığı bu olay neden bu kadar ısrarla lisanslı firmaların seçilmesi gerektiğine bir kanıt oldu.
13 yıldır binlerce kişiye forex işlemleri yaptıran firma; 2014 senesinin başından beri müşterilerine hiçbir ödeme yapmamış. 2000 yılında İzmir’de kurulan firmanın SPK tebliğinin ardından Kıbrıs’a taşınmış ve işlemleri buradan sürdürmeye devam etmişti. Şirket Kıbrıs’taki Officesini kapatmakla kalmayıp, müşteri temsilcilerinin tamamını işten çıkarttı. Müşterilerinin alım satım yaptıkları panelide kapatarak; tahmini 15 milyon TL’lik bir para ile yok oldu.
Paralarını kaybeden müşterilerin açtıkları suç duyurularına karşın uzmanlar hedefonline forex’in SPK lisansı olmaması nedeniyle, paralarını geri almalarının çok zor olduğunu belirtiyorlar. Bu ve buna benzer haberler yatırımcıların forex piyasasından uzak durmasına neden olmaktadır. Oysaki ülkemizdeki forex, dünyanın en güvenilir piyasalarının başında gelmektedir. Eğer spk lisanslı bir firmada işlem yapıyorsanız; paranı firma bünyesinde değil Takasbank bünyesinde barındırılmaktadır. Bu da zaten haberdeki gibi bir olayın olmayacağının teminatıdır.
Dün milliyetin yazıdğı habere göre; HedefOnline Forex müşterilerinin 15 milyon TL’sini alarak kayıplara karıştı!
Tüm yazılarımızda kaldıraçlı döviz alım satım işlemlerinizde seçeceğiniz aracı kurumun SPK lisanslı bir kurum olması gerektiğini vurguluyoruz. Ve sıkılmadan da bu konuda uyarılarımı sürdürmeye devam edeceğim. İşte HedefOnline forex şirketinin yaptığı bu olay neden bu kadar ısrarla lisanslı firmaların seçilmesi gerektiğine bir kanıt oldu.
13 yıldır binlerce kişiye forex işlemleri yaptıran firma; 2014 senesinin başından beri müşterilerine hiçbir ödeme yapmamış. 2000 yılında İzmir’de kurulan firmanın SPK tebliğinin ardından Kıbrıs’a taşınmış ve işlemleri buradan sürdürmeye devam etmişti. Şirket Kıbrıs’taki Officesini kapatmakla kalmayıp, müşteri temsilcilerinin tamamını işten çıkarttı. Müşterilerinin alım satım yaptıkları panelide kapatarak; tahmini 15 milyon TL’lik bir para ile yok oldu.
Paralarını kaybeden müşterilerin açtıkları suç duyurularına karşın uzmanlar hedefonline forex’in SPK lisansı olmaması nedeniyle, paralarını geri almalarının çok zor olduğunu belirtiyorlar. Bu ve buna benzer haberler yatırımcıların forex piyasasından uzak durmasına neden olmaktadır. Oysaki ülkemizdeki forex, dünyanın en güvenilir piyasalarının başında gelmektedir. Eğer spk lisanslı bir firmada işlem yapıyorsanız; paranı firma bünyesinde değil Takasbank bünyesinde barındırılmaktadır. Bu da zaten haberdeki gibi bir olayın olmayacağının teminatıdır.
9 Nisan 2014 Çarşamba
Forex ile Para Kazanmanın Yolları
Merhaba değerleri okurlarım. Forex piyasası bildiğiniz gibi 2011 senesinden beri ülkemizde yasal bir yatırım piyasasıdır. Ancak ülkemiz için hala bu piyasa yeni sayılabilir. Gerek kişisel çevremde, gerekse ikili sohbetlerim sonucunda; ülkemizde henüz büyük bir kesimin forex piyasasından haberdar bile olmadığı kanaatine vardım. Bence borsaya göre çok daha farklı bir kazanç kapısı olan forex hakkında kısa bir makale hazırlamak ve kişisel blog sitemdeki takipçilerimi bilgilendirmek istedim. Daha önce sizlere forex piyasası hakkında kısa bilgiler vermiştim ancak, bu yazıda konuyu biraz daha detaylı anlatmak istedim.
Forex İngilizceden gelme bir terimdir. Türkçemizdeki tam karşılığı Foreks’tir. İngilizce’de Foreign ve Exchange kelimelerinin kısaltılıp birleşmesi ile oluşmuş ve FOREX olarak kalıplaşmıştır. Döviz Değişimi anlamına gelen "Foreign Exchange" ismi gibi sadece döviz değil birçok yatırım aracının işlem yapıldığı global bir piyasadır.
Forex piyasası içerisinde yatırımcılar; döviz çeşitleri, emtia çeşitleri ve hisse senetleri ile yatırım yapabilirler. Anlık fiyat değişimleri üzerinden ise, para kazanır veya kaybederler. Forex piyasası CFD sistemi üzerine kurulu bir piyasadır. CFD hakkında bilginiz yoksa; burayı tıklayın. Yani forex’te işlem yaparken asla gerçek mal alıp satmazsınız. CFD yolu ile bu malı aldığınız veya sattığınız varsayılır.
Forex piyasası 2011 senesinde gelen yasa ile beraber SPK tarafından denetime alınmış ve kaldıraçlı döviz alım satım işlemlerini sadece SPK’nın onay verdiği aracı kurumlara yasal kılmıştır. Kaldıraçlı alım satım (forex) işlemlerine ait SPK’nın resmi sitesinde yaptığı açıklamayı incelemek için burayı tıklayın.
Bu yasanın ardından artık ülkemizde forex piyasası tamamen yasal ve güvenli bir hale gelmiştir. Bu sayede rahatlıkla forex piyasasına girebilir ve güvenle yatırım yapabilirsiniz.
Bu sorunun cevabı direk evet veya hayır olmamalı diye düşünüyorum. Aynı soruya borsanasıloynanır1 içerisinde de cevap vermiştim. Dilerseniz buradan site okurları için hazırladığım içeriğe göz atabilirsiniz.
Öncelikle forex piyasası bir kumar veya şans oyunu olarak görülmemelidir. Her yatırım piyasasında olduğu gibi forex piyasasında da riskler ve kazançlar bulunmaktadır. Eğer siz forex ile para kazanmak istiyorsanız yapmanız gereken en önemli şey piyasa analizidir. Çünkü döviz ve emtia fiyatlarının anlık değişimi sizlerin kazanç kapısı olacaktır. Bu iş görüldüğü kadar kolay olmasa da iyi bir çalışma ve piyasa takibatı ile forex’ten ciddi miktarda paralar kazanabilirsiniz.
Forex piyasasında yatırıma başlamak için ilk olarak bir aracı kuruma ihtiyacınız bulunmaktadır. Bu noktada şirketi seçerken SPK tarafından denetlenen yasal bir firma olasına özen gösteriniz. Ülkemizde kaldıraçlı alım satım işlemleri yapabileceğiniz yasal aracı kurumların listesini görmek için tıklayınız.
Şirketinizi belirledikten sonra direk yatırıma başlayabilirsiniz. Ancak daha önce borsa veya diğer yatırım piyasalarında tecrübeniz yoksa direk gerçek para ile işlem yapmanız sizlerin piyasadaki ilk işlemlerinde para kaybetmesine neden olabilir. Bu yüzden ilk olarak belirlediğiniz firmanın demo hesabında sanal para ile işlem yapmanızı ve tecrübe kazanmanızı öneririm.
Sonuç olarak forex ile para kazanmak mümkündür. Ancak önemli olan tek işlemden para kazanmanız değil, uzun vadede istikrarlı bir şekilde para kazanmanız olacaktır. Bu nedenle sürekli olarak dünya ve ülkemiz finans piyasalarını takip etmeli, ekonomik verileri ve olayları çok iyi yorumlamalısınız. Ayrıca ünlü analistlerin çıkarttıkları verileri incelemeli ve en son olarak yatırım kararınızı almalısınız. İyi bir yatırımcı olmak ve piyasadan düzenli gelir elde etmek istiyorsanız; yolunuzun uzun olduğunu sakın unutmayınız.
UYARI: Forex piyasası kısa vadede zengin olmak ve kolay yoldan emeksiz para kazanmak isteyenler için uygun bir piyasa değildir!
Kısaca Forex Nedir, Ne Anlama Gelir!
Forex İngilizceden gelme bir terimdir. Türkçemizdeki tam karşılığı Foreks’tir. İngilizce’de Foreign ve Exchange kelimelerinin kısaltılıp birleşmesi ile oluşmuş ve FOREX olarak kalıplaşmıştır. Döviz Değişimi anlamına gelen "Foreign Exchange" ismi gibi sadece döviz değil birçok yatırım aracının işlem yapıldığı global bir piyasadır.
Forex piyasası içerisinde yatırımcılar; döviz çeşitleri, emtia çeşitleri ve hisse senetleri ile yatırım yapabilirler. Anlık fiyat değişimleri üzerinden ise, para kazanır veya kaybederler. Forex piyasası CFD sistemi üzerine kurulu bir piyasadır. CFD hakkında bilginiz yoksa; burayı tıklayın. Yani forex’te işlem yaparken asla gerçek mal alıp satmazsınız. CFD yolu ile bu malı aldığınız veya sattığınız varsayılır.
Forex Güvenli midir?
Forex piyasası 2011 senesinde gelen yasa ile beraber SPK tarafından denetime alınmış ve kaldıraçlı döviz alım satım işlemlerini sadece SPK’nın onay verdiği aracı kurumlara yasal kılmıştır. Kaldıraçlı alım satım (forex) işlemlerine ait SPK’nın resmi sitesinde yaptığı açıklamayı incelemek için burayı tıklayın.
Bu yasanın ardından artık ülkemizde forex piyasası tamamen yasal ve güvenli bir hale gelmiştir. Bu sayede rahatlıkla forex piyasasına girebilir ve güvenle yatırım yapabilirsiniz.
Gerçekten Forex ile Para Kazanmak Mümkün mü?
Bu sorunun cevabı direk evet veya hayır olmamalı diye düşünüyorum. Aynı soruya borsanasıloynanır1 içerisinde de cevap vermiştim. Dilerseniz buradan site okurları için hazırladığım içeriğe göz atabilirsiniz.
Öncelikle forex piyasası bir kumar veya şans oyunu olarak görülmemelidir. Her yatırım piyasasında olduğu gibi forex piyasasında da riskler ve kazançlar bulunmaktadır. Eğer siz forex ile para kazanmak istiyorsanız yapmanız gereken en önemli şey piyasa analizidir. Çünkü döviz ve emtia fiyatlarının anlık değişimi sizlerin kazanç kapısı olacaktır. Bu iş görüldüğü kadar kolay olmasa da iyi bir çalışma ve piyasa takibatı ile forex’ten ciddi miktarda paralar kazanabilirsiniz.
Forex’te Yatırıma Nasıl Başlarım?
Forex piyasasında yatırıma başlamak için ilk olarak bir aracı kuruma ihtiyacınız bulunmaktadır. Bu noktada şirketi seçerken SPK tarafından denetlenen yasal bir firma olasına özen gösteriniz. Ülkemizde kaldıraçlı alım satım işlemleri yapabileceğiniz yasal aracı kurumların listesini görmek için tıklayınız.
Şirketinizi belirledikten sonra direk yatırıma başlayabilirsiniz. Ancak daha önce borsa veya diğer yatırım piyasalarında tecrübeniz yoksa direk gerçek para ile işlem yapmanız sizlerin piyasadaki ilk işlemlerinde para kaybetmesine neden olabilir. Bu yüzden ilk olarak belirlediğiniz firmanın demo hesabında sanal para ile işlem yapmanızı ve tecrübe kazanmanızı öneririm.
Sonuç olarak forex ile para kazanmak mümkündür. Ancak önemli olan tek işlemden para kazanmanız değil, uzun vadede istikrarlı bir şekilde para kazanmanız olacaktır. Bu nedenle sürekli olarak dünya ve ülkemiz finans piyasalarını takip etmeli, ekonomik verileri ve olayları çok iyi yorumlamalısınız. Ayrıca ünlü analistlerin çıkarttıkları verileri incelemeli ve en son olarak yatırım kararınızı almalısınız. İyi bir yatırımcı olmak ve piyasadan düzenli gelir elde etmek istiyorsanız; yolunuzun uzun olduğunu sakın unutmayınız.
UYARI: Forex piyasası kısa vadede zengin olmak ve kolay yoldan emeksiz para kazanmak isteyenler için uygun bir piyasa değildir!
Opera Blog Servisini Kapattı!
Bu yazıyı daha önce yazmak istiyordum ancak belki açılır ümidiyle bekledim. Webmaster camiasında özellikle linkwheel ve paravan blog oluşturmak üzere sıklıkla kullanılan Opera Blog artık kapandı. Şirket resmi web sitesinde yaptığı duyuruda artık opera üzerinden kişilerin blog açmasına izin verilmediğini destek verdiği tüm dillerde duyurdu!
Bildiğiniz gibi Opera dünyanın en büyük web tarayıcılarından biri. Rakipleri Google Chrome, Mozilla Firefox ve Internet Explorer’ın çoğu zaman gölgesinde kaldığı düşünülse de; dünyada kayda değer sayıda fanatikleşmiş kullanıcısı olan bir internet tarayıcısıdır. Şüphesiz Opera'nın blog servisini kapatma kararının ardında birçok geçerli neden vardır. Ancak gerçek binlerce yazarı bulunan bu projenin bu şekilde kapatılması ve o firmaya güvenerek bloglarına içerik girenlerin yüz üstü bırakılması firmanın itibarını oldukça sarsacaktır.
Opera Blog diğer ücretsiz blog servislerine nazaran çok daha kaliteli ve SEO çalışmalarında etkili bir blog sağlayıcıydı. Bunun nedeni diğer ücretsiz servisler gibi sub domain üzerinden değil, direk ana domain üzerinden hizmet vermesiydi. Yani opera.com/blogisimi şeklinde bir url oluşturup açtığınız bloga içerik girebiliyordunuz. Buda çok güçlü bir web sitesi olan opera adresine direk yazı yazmanız anlamına geliyordu. Zaten opera blog içerisine yazılan yazıların saniyesinde index alması, çıkış yapılan backlinklerin ise do follow olup anahtar kelimelerde desteklediğimiz sitelere muazzam katkı sağlaması; Opera Blog’un en belirgin özellikleri arasındaydı.
Açıkçası bu anlattığım özellik bana göre webmasterlar tarafından keşif edilmiş ve yoğun bir şekilde linkwheel sistemleri için kullanılmaya başlanmıştı. Durum böyle olunca sadece seo çalışmaları için açılan binlerce bloga hizmet vermek Opera gibi kurumsal bir şirkete yakışmadığı düşünüldü ve şirketin blog sağlayıcısı kapatılma kararı alındı. Bu noktada herhangi bir duyumum yok, ancak kişisel görüşüm ve tahminim bu yönde.
Sonuç olarak artık Opera yok! Girilen onca içerik yok. Bu da bizlere SEO çalışmalarımızda sadece ücretsiz servislere bağlı kalmamız hususunda iyi bir ders sanırım, çünkü hiçbir zaman kapatılmayacağını sandığınız bir site sistem bile ansızın kapatılabiliyor.
Bildiğiniz gibi Opera dünyanın en büyük web tarayıcılarından biri. Rakipleri Google Chrome, Mozilla Firefox ve Internet Explorer’ın çoğu zaman gölgesinde kaldığı düşünülse de; dünyada kayda değer sayıda fanatikleşmiş kullanıcısı olan bir internet tarayıcısıdır. Şüphesiz Opera'nın blog servisini kapatma kararının ardında birçok geçerli neden vardır. Ancak gerçek binlerce yazarı bulunan bu projenin bu şekilde kapatılması ve o firmaya güvenerek bloglarına içerik girenlerin yüz üstü bırakılması firmanın itibarını oldukça sarsacaktır.
Opera Blog diğer ücretsiz blog servislerine nazaran çok daha kaliteli ve SEO çalışmalarında etkili bir blog sağlayıcıydı. Bunun nedeni diğer ücretsiz servisler gibi sub domain üzerinden değil, direk ana domain üzerinden hizmet vermesiydi. Yani opera.com/blogisimi şeklinde bir url oluşturup açtığınız bloga içerik girebiliyordunuz. Buda çok güçlü bir web sitesi olan opera adresine direk yazı yazmanız anlamına geliyordu. Zaten opera blog içerisine yazılan yazıların saniyesinde index alması, çıkış yapılan backlinklerin ise do follow olup anahtar kelimelerde desteklediğimiz sitelere muazzam katkı sağlaması; Opera Blog’un en belirgin özellikleri arasındaydı.
Açıkçası bu anlattığım özellik bana göre webmasterlar tarafından keşif edilmiş ve yoğun bir şekilde linkwheel sistemleri için kullanılmaya başlanmıştı. Durum böyle olunca sadece seo çalışmaları için açılan binlerce bloga hizmet vermek Opera gibi kurumsal bir şirkete yakışmadığı düşünüldü ve şirketin blog sağlayıcısı kapatılma kararı alındı. Bu noktada herhangi bir duyumum yok, ancak kişisel görüşüm ve tahminim bu yönde.
Sonuç olarak artık Opera yok! Girilen onca içerik yok. Bu da bizlere SEO çalışmalarımızda sadece ücretsiz servislere bağlı kalmamız hususunda iyi bir ders sanırım, çünkü hiçbir zaman kapatılmayacağını sandığınız bir site sistem bile ansızın kapatılabiliyor.
Etiketler:
Blog
,
SEO
,
Sosyal Medya
,
Web Master
,
Yazarlık
5 Nisan 2014 Cumartesi
Yandex Harita Panorama Özelliği ile 3D Tura Çıkın!
Webmaster dünyasını ilk çıktığı günden beri ikiye böldü Yandex! Bir kesim Yandex’in sürekli Google gölgesinde kalacağını düşünürken, diğer bir kesim ise zaman içerisinde Yandex’in Google’yi geçeceğini ve yıllardır arama motoru dünyasındaki hükümdarlığına son vereceğini düşünüyor. Tartışmaların sonucu ne olur, gerçekte neler olur kimse bilinmez ancak Yandex hiçte kolay lokma değil! Bunu sürekli olarak kendini geliştirmesi, bitmek bilmeyen reklam bütçesi ile anlamamız gayet kolay sanırım.
Bildiğiniz gibi yandex harita çıktığı ilk günden beri kullanıcılar tarafından sevilmişti. Google’nin iki boyutlu haritalarına karşı, direk 3D haritaları ile bir adım önde sektöre giriş yapan Yandex bu özelliğini geliştirmeye devam ediyor.
Google Harita Göz Atmak için: https://www.google.com/maps/preview
Yandex Harita Göz Atmak için: http://harita.yandex.com.tr/
Yandex harita uygulamasının son özelliği ise; Panorama görüntü ve gezinti özelliğidir. Yazıyı yazmadan önce uzunca bir araştırma yaptım. Gerçekten başarılı bir uygulama, dünyanın hemen tüm önemli alanları, yapıları yandex harita panoroma içerisine işlenmiş ve işlenmeye devam ediyor. Bu sayede gitmek isteyip de gidemediğiniz yerler ayağınıza geliyor ve internet – yandex teknolojisi sayesinde bu yerlere gitmiş, gezmiş gibi oluyorsunuz. Uygulamayı sizlere anlatmak için seçtiğim örnek ise; İstanbul Topkapı Sarayı!
İstanbul’un ve Dünya tarihinin en önemli yapılarından biri olan Topkapı Sarayı içerisinde bulunan hemen tüm bölümler yandex panorama ile evlerinize geliyor. Yandex haritanın bu özelliğinden yararlanmanız için ise; yandex.com’u açıp arama yerine “Topkapı Sarayı Panoroma” yazmanız yeterli.
Çıkan arama sonuçlarında, “İstanbul Topkapı Sarayı Panoramik Fotoğrafları” yazısına tıkladığınızda karşınıza aşağıdaki ekran görüntü gelecektir. Burada gördüğünüz gibi sarayın farklı bölümlerini ziyaret edebilir, görüntüyü yaklaştırabilir, uzaklaştırabilir ve gördüğünüz her kareyi 360 derece kendi ekseni etrafında döndürebilirsiniz.
Dünya tarihinde bir çağı kapatıp diğer bir çağı başlatan Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fetih etmesinin ardından yapımına 1460 yılında başlanan ve 1478 yılında bitirilen bu sarayın dilediğiniz bölümünü dilediğiniz şekilde yandex panoroma sayesinde gezebilir ve dilediğiniz alanı alıp; sosyal medya veya internet sitelerinizde paylaşabilirsiniz. Ben örnek olması için Topkapı Sarayı’nın en çok merak edilen bölümlerinden biri olan “Harem” bölümünün panoramik görüntüsünü aşağıya ekliyorum.
Yandex ve Google arasındaki rekabetin sonucu ne olacağı bilinmez ancak, Yandex’in bu kaliteli uygulamaları ile hayatımızı kolaylaştırdığı ve her zaman yeniliğe açık bir arama motoru olduğu bir gerçek!
Bildiğiniz gibi yandex harita çıktığı ilk günden beri kullanıcılar tarafından sevilmişti. Google’nin iki boyutlu haritalarına karşı, direk 3D haritaları ile bir adım önde sektöre giriş yapan Yandex bu özelliğini geliştirmeye devam ediyor.
Google Harita Göz Atmak için: https://www.google.com/maps/preview
Yandex Harita Göz Atmak için: http://harita.yandex.com.tr/
Yandex harita uygulamasının son özelliği ise; Panorama görüntü ve gezinti özelliğidir. Yazıyı yazmadan önce uzunca bir araştırma yaptım. Gerçekten başarılı bir uygulama, dünyanın hemen tüm önemli alanları, yapıları yandex harita panoroma içerisine işlenmiş ve işlenmeye devam ediyor. Bu sayede gitmek isteyip de gidemediğiniz yerler ayağınıza geliyor ve internet – yandex teknolojisi sayesinde bu yerlere gitmiş, gezmiş gibi oluyorsunuz. Uygulamayı sizlere anlatmak için seçtiğim örnek ise; İstanbul Topkapı Sarayı!
İstanbul’un ve Dünya tarihinin en önemli yapılarından biri olan Topkapı Sarayı içerisinde bulunan hemen tüm bölümler yandex panorama ile evlerinize geliyor. Yandex haritanın bu özelliğinden yararlanmanız için ise; yandex.com’u açıp arama yerine “Topkapı Sarayı Panoroma” yazmanız yeterli.
Çıkan arama sonuçlarında, “İstanbul Topkapı Sarayı Panoramik Fotoğrafları” yazısına tıkladığınızda karşınıza aşağıdaki ekran görüntü gelecektir. Burada gördüğünüz gibi sarayın farklı bölümlerini ziyaret edebilir, görüntüyü yaklaştırabilir, uzaklaştırabilir ve gördüğünüz her kareyi 360 derece kendi ekseni etrafında döndürebilirsiniz.
Dünya tarihinde bir çağı kapatıp diğer bir çağı başlatan Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fetih etmesinin ardından yapımına 1460 yılında başlanan ve 1478 yılında bitirilen bu sarayın dilediğiniz bölümünü dilediğiniz şekilde yandex panoroma sayesinde gezebilir ve dilediğiniz alanı alıp; sosyal medya veya internet sitelerinizde paylaşabilirsiniz. Ben örnek olması için Topkapı Sarayı’nın en çok merak edilen bölümlerinden biri olan “Harem” bölümünün panoramik görüntüsünü aşağıya ekliyorum.
Yandex ve Google arasındaki rekabetin sonucu ne olacağı bilinmez ancak, Yandex’in bu kaliteli uygulamaları ile hayatımızı kolaylaştırdığı ve her zaman yeniliğe açık bir arama motoru olduğu bir gerçek!
Etiketler:
İnternet
,
İstanbul
,
Sosyal Medya
,
Web Master
4 Nisan 2014 Cuma
NUH: Büyük Tufan Filmi 2014 Değerlendirme, Yorum, Fragman İzle
Vizyona dün giren bu büyük yapıta koşarak gittim resmen. Çünkü uzun zamandır böyle cesaretle çekilmiş bir yapıt göremiyordum vizyonda. Dini unsurları ele almak, bunları seyircinin beğenisine sunmak her babayiğidin harcı değildir. Ve sonunda bir yönetmen müthiş bir kadro ve bütçeyle böylesine cesaret isteyen bir konuyu beyaz perdeye taşıyordu. Aklımda acaba gerçekten kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim’de yazıldığı gibi bir filmi yoksa; çok daha yüzeysel bir anlatım mı sorusu vardı! Ve Heyecanla Beklediğim NUH: Büyük Tufan filmi başlamıştı, tüm dikkatimle filmi izlemeye başladım.
NUH: Büyük Tufan 2014 Filmi Değerlendirmesi ve Yorumu:
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; filmi izleyeli 24 saat geçmesine rağmen hala etkisinden çıkamadım. Bunda konunun dinimizle alakalı olmasının ve konunun birebir Kur'an-ı Kerim’de anlatıldığı gibi olmasının etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Ancak filmi bu kadar beğenmemdeki tek neden konusu değil tabiî ki. Gerek yönetimi, gerek filme harcanan bütçe, gerek olan dışı sahnelerin çekimlerinde kaliteli ve gerçekçilik, oyunların profesyonelliği ve dahası…
Sonuç olarak NUH Peygamberin hayatı ve azgınlığa uğrayan kavmini tekrardan Yaradan yoluna sokma çabaları muazzam bir şekilde anlatılmış. Normalde konusunu ve sonucu bildiğim filmleri izlemeyi pek sevmeyen biri olarak; bu filmi etkisinden uzun bir süre çıkamayacağım gibi görünüyor. Ve vizyondan düşmeden bir daha gitmeyi düşünüyorum.
NUH: Büyük Tufan 2014 Filmi Kadrosu:
- Yönetmen: Darren Aronofsky
- Başrol: Russell Crowe, Jennifer Connelly
- Yardımcı Oyuncular: Emma Watson, Douglas Booth, Logan Lerman, Ray Winstone, Anthony Hopkins, Nick Nolte
- Yapımcı: Scott Franklin
- Bütçe Sorumlusu: Ari Handel
NUH: Büyük Tufan Filmi Fragranı Aşağıdadır:
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)












