Kişisel Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Yezidilik Nedir? Yezidi Dini Hakkında Bilgi


Yezidiliğin bir diğer adı Ezidiliktir. Fakat bu kelime genelde Yezid anlamı ile karıştırılır ve halk arasında en büyük tartışmalardan da bu sebepten çıkar. Yezidliğin çok farklı bir anlama geldiğinin altını çizerek, Yezidilik kavramını ve Yezidi dininin özelliklerini öğrenmeye çalışalım.

Yezidilik Nedir? 



Yezidilik, kendini Allah'a hiçbir aracı koymadan direkt adayan topluluklara verilen isimdir. Yezidiler ise bu inancı benimseyen insanlara denir. Yezidiliğe aynı zamanda Ezidilik de denir. Ezidiler kendilerine bir peygamber seçmezler, Allah'a hiç kimseye ve hiçbir peygambere bağlı kalmadan ibadet ederler. Çoğunluğunu Irak'ta yaşayan kürtlerin oluşturduğu Ezidiler, toplumda kendilerine haksızlık yapıldığını, dinleri hakkında çok fazla yanlış bilginin bulunduğunu belirtmektedirler. Bu durumdan son derece rahatsız olan Ezidiler, onların da bir toplum olduğunu ve yok sayılmamaları gerektiğini istemektedir. Halk arasında farklı görüşler bulunsa da, Ezidi dininde yol göstericinin Yezid Bin Ezidiyan olduğu bilinmektedir.

Yezidiler Neye Tapar? 



Yine halk arasında yaygın olan ve Ezidileri üzen diğer bir bilgi ise, onların inancıdır. Ezidilerin şeytana taptığı görüşü, toplumda hiç de azımsanmayacak kadar çoktur. Ülkemizde en çok Şanlıurfa'da bulunan Yezidiler esasen sadece Allah'a inanırlar. Fakat inançlarında bazı değişiklikler vardır. Onlara göre Allah dünyayı yaratmıştır, ancak asla yıkmayacaktır. Yine hayatın Allah tarafından oluşturulduğunu fakat sürdürücüsünün O olmadığına inanılır.

Yezidi Dininin Özellikleri Nelerdir? 



Yezidi dininde doğa, bitkiler, ağaçlar son derece değerli ve mukaddes varlıklardır. Melek Tavus'un Çarşamba günü yaratıldığına inanılır, bu nedenle Çarşamba günlerinde çalışmazlar, dinlenmeye çekilirler. Günde üç defa Güneş'e karşı dönüp ibadet ederler. Yezidi dininde kadınlar saçlarını kesmezler. Nisan ayında evlenmek doğru bulunmadığından, bu ayda evlenmezler. Marul, ceylan eti ve bal kabağı gibi bazı gıdaları tüketmezler. Dünyanın sonsuz olduğuna, Allah'ın onu yarattığına ve sonsuz olan bir varlığı asla yıkmayacağına inanılır.

Yezidi dininden olan birisi başka dinden biriyle evlenemez. Eğer evlenirse ya dinden kovulur ya da öldürülür. Kurban olarak boğa hayvanı tercih edilir. Vaftiz etme gelecekleri vardır. Reenkarnasyona inanan Yezidi dininde 2 kutsal kitap vardır. Bunlardan ilki Meshaf Reş, diğeri ise Kitab el Celve'dir. Meshaf Reş'te, Ezidiliğin tarihinden, oluşma ve yayılma şeklinden bahsedilir. Ezidilik dinine göre yasak ve helal olan şeyler de bu kitapta yer almaktadır. Kitap el Celve ise beş bölümden oluşan ve çok kapsamlı bir kitaptır. Bu bölümlerde Melek Tavus'tan, reenkarnasyondan, mevsimlerden, doğaya olan saygıdan ve başka dinlere kapılınmaması gerektiğinden bahsedilir. Ancak bugünün akademisyenleri, Ezidilerin bir kutsal kitabı olmadığını savunmaktadır.

19 Şubat 2017 Pazar

En iyi Erkek Parfümü Neye Göre Belirlenir, Kriteri Nelerdir?


Merhaba Arkadaşlar; 

Vakit buldukça tekrar farklı konulara yazarak blogumu aktif etmeye çalışacağım. Dün gece sürekli takip ettiğim sitelerin başında gelen Paratic.com en iyi erkek parfümleri listesi yayınladı. Site içeriğinde okurlarına 30 güzel parfüm önermiş. Listedeki birçok parfümü gençliğimden beri kullandığımı düşündüm ve kendime şu soruyu sordum. Bu "EN İYİ" meselesi parfüm seçiminde neye göre belirlenmelidir? Yani hangi kriter bir parfümün en iyi olmasını sağlayabilir. Fiyatı, Kalıcılığı, Tepe Noktası, Kalp Noktası, Tanımlama Noktaları artık bunlar neresi oluyorsa parfümün :)

Tabi ben iktisatçıyım bana göre en iyi parfüm "en ucuz ve en kalıcı" olandır. Ancak biz bu parfümü kendimiz için sıkmıyoruz, bizi koklayacak kişiler içinde sıkıyoruz, peki onlar için sıkıyorsak parfümümüzün en iyi olabilme kriteri de aslında bizi en çok koklayacak kişiye göre değişmeli diye düşünüyorum. Yani parfüm seçiminde bana göre olay basit ve para - çokomel eğrisinin izin verdiği ölçüde o sıralar sizi en çok koklayacak kişinin en beğendiği koku, sizin için en iyi erkek parfümüdür.


O yüzden böyle şeylere çok takılmamanızı öneririm. Sorun partnerinize, eşinize, sevgilinize, karınıza artık sizin kim kokluyorsa ona, onun sevdiği parfümü alın sıkın doya doya, zaten kokuyu siz kullanacağınız için belirli bir süre sonra burnunuz alışıyor ve siz onun kokusunu almıyorsunuz, yani bu konuda tek kriter karşı taraf oluyor. Karşıdaki en önemli kriter ise sizi en çok koklayacak kişi oluyor, konumuz erkek parfümleri olduğu içinde sizi en çok koklayan kadının en beğendiği parfüm sizin için en iyi erkek parfümü olmuş oluyor.

Bu konuda düşünür ve araştırma yaparken Youtube üzerinde erkek parfümleri hakkında yeni bir Türk kanalı açıldığını gördüm. Alanında uzman kişilerden konuyu dinlemek hoşuma gitti. 2017'de erkeklerin kullanacağı en iyi Niche parfümlermiş. Kışın ayrı, yazın ayrı tabi. Eğer bu konuda kafanız karışıksa yukarıda linkini verdiğim Paratic.com'un listesine göz atabilir ve bu kanaldaki videoları takip edebilirsiniz.



Peki Altay senin şuana kadar kullandığın en iyi parfümler hangileri derseniz; kendimce severek kullandığım parfümleri listesi aşağıda:
  • Jean Paul Gaultier 
  • Lacoste Red EDT 
  • Bvlgari Aqva Pour 
  • 212 Men EDT
  • Calvin Klein 
  • Hugo Boss Just Different

18 Ekim 2016 Salı

Müzik Gerçekten Ruhun Gıdasıdır!

Müzik hepimiz için farklı bir anlam taşır. Herkesin sevdiği ve kendini iyi hissettiği bir müzik türü vardır. Ayrıca her ruh halimize göre bir müzik türünü dinlemeyi seviyoruz değil mi? Duygusal olduğumuzda farklı, mutlu olduğumuzda farklı bir müziği dinlemeyi tercih ediyoruz. Müziğin gerçekten ruhun gıdası olduğunun kanıtı da budur.

Yapılan araştırmalar da müziğin, insana gerçekten iyi geldiğini kanıtlıyor. Hatta uyku düzensizliğinden hastalıklara kadar geniş bir alanda, müziğin iyileştirici etkisi olduğu söyleniyor. Bu nedenle de her gün en az yarım saat müzik dinlemenin oldukça önemli olduğundan sürekli bahsediliyor. Ben de bugün sizlere müzik 5 faydasından bahsetmek istiyorum:

Beynimizi Dinç Tutuyor


Evet, müzik dinlemek beynimizi dinç tutuyor. Beyin fonksiyonları, bildiğiniz gibi yaş ilerledikçe yavaşlıyor ve nöronlar arası iletişimde aksaklıklar yaşanıyor. Bu nedenle de yaş ilerledikçe unutkanlık artıyor. Unutkanlığı önlemek için birçok besin önerisi yapıldığı gibi aktivite önerileri de yapıyor. Örneğin spor yapmak, bulmaca çözmek gibi tavsiyeler veriliyor. İşte bu tavsiyelerin arasında müziği de ekleyelim. Müzik dinlemek ve özellikle bir enstrüman çalmak, beyin fonksiyonlarının yüksek düzeyde çalışmasını sağlıyor. Zihinsel gelişimde de oldukça önemli olduğu biliniyor.

Çocuklarda Zeka Gelişimini Olumlu Etkiliyor


Müziğin özellikle çocuklar üzerinde pek fazla olumlu etkisi bulunuyor. Okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor. Bu araştırmaya katılan çocuklarda müzik dinleyenlerin, bilmedikleri kelimeleri daha kolay kavradıkları ve kelimelerin anlamlarını açıklayabildikleri görülmüştür. Aynı zamanda ilkokul çağındaki öğrencilerde görsel ve sözel zeka gelişiminin de olumlu etkilendiği gözlenmiştir.

Mutluluk Veriyor


Müziğin birçok dalı bulunuyor. Dinlediğimiz bazı müzik türleri, hüzünlendirirken, bazıları sevindiriyor. Bazıları ise inanılmaz bir enerji veriyor. Bunun bilimsel açıklaması ise şu şekilde; hangi tarz olursa olsun müzik iyi hissetmemizi sağlayan dopamin ve serotonin gibi hormonların salgılanmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda kaygıyı ve stresi de azaltıyor.

Kalp Sağlığını Koruyor


Kalp hastaları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre; kalp ameliyatı öncesinde, sevdikleri müziğin dinletildiği hastaların daha çok endorfin hormonu salgıladığı görülmüştür. Ameliyat esnasında ve sonrasında da kan basıncı ile ritminin normal düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Kaygıyı azalttığından bahsetmiştik. Ameliyat öncesi oluşan kaygının azaltılması konusunda da müziğin oldukça faydalı olduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda ameliyat sonrasında daha az ağrının hissedildiği de araştırma sonucunda ortaya çıkan bilgilerdendir.

Uyku Düzenini Sağlıyor


Gün içerisinde müzik veya favori sanatçınızı dinlemek, yaşadığınız stresten uzaklaşmanızı sağlıyor. Böylece derin ve huzurlu bir uyku çekmenizi sağlıyor. Özellikle uyku problemi çeken kişiler için en iyi ilaç olduğundan bahsediliyor.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

İstanbul’un Tarihi Camileri

İstanbul, kültür ve sanatın başkenti olarak anılmaktadır. İstanbul’da birbirinden güzel ve değerli birçok tarihi cami bulunmaktadır. Türk mimari sanatında önemli bir yer edinmiş olan camilerin İstanbul’da birçok değerli örneği yerli ve yabancı turistlerin ziyaret mekanı haline gelmiştir.

İstanbul’da bulunan tarihi camilerinin bazılarının 2, hatta üç farklı ismi vardır. Bu camilerin en bilindik örnekleri, İstanbul deyince ilk akla gelenler arasında Fatih, Eyüp, Sultanahmet, Süleymaniye cami yer almaktadır. İstanbul’da bulanan tarihi camilerin takımı belediyeler tarafından gerçekleştirilmektedir. İstanbul Valiliği, İstanbul İl Müftülüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul’da bulunan tarihi ve değerli camileri yerli, yabancı turistlerin ziyaret etmesi için ziyaret saatleri düzenlemiştir. Genel olarak camiler sabah 8.30’da turist ziyaretine açılmakta kapanış saatleri 17.00 ile 19.00 arasında değişkenlik göstermektedir. Bazı büyük camiler Cuma günleri Cuma namazı nedeniyle öğleden önce ziyarete kapalıdır. Cuma günü Cuma namazı için gelen cemaatin dağılmasıyla birlikte ziyarete açılır.

Sultanahmet Camii 

 


Sultanahmet Camii, iç dekorunda mavi renk ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Bu nedenle yabancı turistler arasında Sultanahmet Camii “Mavi Camii” olarak bilinmektedir. 1609-1616 yılları arasında Sultan 1. Ahmet tarafından inşa ettirilmiş olan Sultanahmet Camii, görkemli bir görünüşe ve içyapısında kullanılan süslemeler, mermer ve fayanslar ile büyüleyici bir atmosfere sahiptir.

Süleymaniye Camii 

 


Türk ünlü isimlerinin arasında yer alan ve tarih kitaplarında örnek yaşantısı ile romanlara bile konu olan Mimar Sinan tarafından inşa edilmiştir. Süleymaniye Camii İstanbul’da bulunan önemli camiler arasında yer alır ve oldukça ünlüdür. Her yaştan kişinin bildiği Süleymaniye Camii, Türk mimari tarihinde de önemli bir yere sahiptir. İçersinde geniş bir bahçesi, 4 medresesi, hamamları ve hastaneleri bulunmaktadır.

Yeni Camii 

 

Aslında oldukça eski bir camiidir. 400 yaşında olduğu düşünülmektedir. Osmanlı mimarisinin estetik ve modern dokunuşlarını üzerinde bulunduran Yeni Camii'nin, şu günlerde dahi eski olduğu anlaşılmamakta oldukça modern ve yeni durmaktadır. Bu nedenle yerli, yabancı turistler arasında Yeni Camii ismiyle anılmaktadır. Mimar Sinan’ın öğrencilerinden Mimar Davut Ağa’nın tasarladığı caminin inşasında İznik çinileri, altın ve mermer kullanılmıştır.

Fatih Camii 

 


İstanbul’da bulunan en büyük tarihi camilerden biridir. Fatih Sultan Mehmet’in emriyle inşa edilen Fatih Cami, İstanbul’un en yüksek tepesinde yer almaktadır. Bu cami inşa edilirken, 1453’te gerçekleşen İstanbul’un Fethi’nden sonra Ayasofya Kilisesi’nden daha görkemli olması amaçlanarak yapılmıştır. 1771 yılında restore edilerek bugünkü görüntüsüne kavuşmuştur. Fatih Sultan Mehmet’in türbesi de Fatih Camii’nde bulunmaktadır.

Eyüp Camii 

 


Şehir duvarlarının dışında inşa edilen Eyüp Camii, Fatih Sultan Mehmet’in emriyle inşa edilmiş ve Eyüp El Ensari’nin adı verilmiştir. İstanbul’da bulunan camiler içerisinde en kutsal sayılan camiidir. Görüntüsü diğer camiiler kadar gösterişli olmasa da Hz. Muhammed’le bulunan bağından dolayı kutsal sayılmaktadır.

Büyük Selimiye Camii 

 


Üsküdar’ın Selimiye ilçesinde, Selimiye Kışla’sının yanında yer almaktadır. Sultan 3. Selim tarafından yaptırılmıştır. Mimarı bilinmeyen Büyük Selimiye Camii içerisinde hünkar kasrı, sübyan mektebi, muvakkithane, çeşme ve sebil yer almaktadır.

Büyük Mecidiye Camii 

 


Büyük Mecidiye Camii, İstanbul’da boğaz manzarasının en güzel izlenebileceği noktada bulunmaktadır. 1853 yılında Sultan Abdülmecit tarafından emredilerek Nikoğos Balyan tarafından inşa edilmiştir. Zarif bir yapısı olan Büyük Mecidiye Camii, barok stili kullanılarak inşa edilmiştir.

Mihrimah Sultan Camii 

 


Mihrimah Sultan Camii, Mimar Sinan tarafından Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan adına inşa edilmiştir. Mihrimah Sultan Camii mimarisiyle büyülediği kadar hikayesi ile de herkesi etkilemektedir. Mimar Sinan Mihrimah Sultan’a aşıktır. Mihrimah isminin kelime anlamı Farsça’da güneş ve ay anlamına gelmektedir. Mihrimah Sultan için yapılan bu camiinin yer seçimini Mihrimah Sultan Mimar Sinan’a bırakmıştır. Bu camii için Mimar Sinan Üsküdar’ı seçer. Aradan 14 yıl geçtikten sonra Mihrimah Sultan kendi adına bir camii daha yapılmasını ister. Bu camiinin inşası da Mimar Sinan’a verilir. Mimar Sinan bu camii içinse Edirne Kapı’yı belirler. Mihrimah Sultan’a olan aşkını o zamanlar Mihrimah Sultan’dan yaşça büyük ve evli olan Mimar Sinan dillendiremediği için bu iki camiye gizler. Bu iki camide yatan sır, Mihrimah Sultan’ın isminin anlamına ithafen yılın sadece Nisan ve Mayıs aylarında birkaç gün, bir caminin arka cephesinden güneş batarken diğerinden ay doğmaktadır.

22 Haziran 2015 Pazartesi

Kişisel Bütçe Nasıl Hesaplanır?

Kişisel bütçe hazırlanmasının örneğini sizlerle paylaşacağız ve yaptığınız harcama hatalarını da sizlere anlatmak istiyoruz. Öncelikle evinizin her alanda ihtiyacı olabilir ve yeni mobilya takımı, yeni bilgisayar, yeni cep telefonu, buzdolabı değişimi gibi aralarında en acil olanı ile başlamalısınız. Yapılan hatalardan biri çok sayıda ürünü tek bir ay içinde satın almak ve taksit ödemelerinde önlerindeki yaklaşık 12 ay boyunca sıkıntı yaşamaktır. Konunun içine işten çıkartılma ya da gelirlerde azalma girince, arkadaşlarınızdan borç almak kaçınılmaz olabiliyor. Önümüzü net olarak görebilmeliyiz ve biraz da gelir kısmındaki sınırdan gider anlamında uzak durmaya çalışmalıyız.

Kişisel Bütçe Nedir? 


İlerleyen aylarda ne kadar getiri yani maaş kazanacağımız genelde bellidir. Araya zam farkları gelirse, zaten tabloyu güncellersiniz. Asıl mesele giderlerin gidişatını ayarlamaktan geçmekte ve mümkünse gelirleri artırıcı ek formüller üzerine yoğunlaşmaktan geçmektedir. Yani tasarruf miktarlarına odaklanmalı ve bunu birazdan anlatacağımız tekniklerle değerlendirebilmeliyiz. Su, telefon, internet, elektrik kullanımı önlemler alınırsa fatura rakamları düşürülebilir. Örneğin, akşam sadece mutfağınızdaki sigorta açık kalsın ve geriye kalan tüm sigorta kısımlarını kapatın. Günün yaklaşık 8-10 saati tasarruf yapacaksınız ve her sene 100 TL miktarından fazla sırf elektrikteki bu hamle ile tasarruf sağlayabilirsiniz. Ayrıca elektrik faturalarını şişiren bir diğer ayrıntı ise kullanım miktarınızın yüksek olmasıdır. Doğal olarak çarpan değeri de yüksek oluyor ve çeşitli yüzdeler, diğer giderler işin içine girince fatura şişiyor.

Kişisel Bütçe Hazırlanması Nasıl Oluyor? 


Önünüze tertemiz bir kâğıt alın ve ortadan ikiye bölün. Sol kısımlar gelirleri temsil eder ve 12 ay boyunca ne kadar gelir elde edebileceğinizi buraya yazıyorsunuz. Maaşınız, varsa kira geliriniz, part-time çalışan varsa getirisini mutlaka ekleyin. Sağ kısmına da aynı mantık ile 12’ye bölerek harcamalarınızı yazmalısınız. Gelecek ay ne kadar elektrik, su, doğal gaz ödemesi yapacağınızı tam olarak kestiremeyebilirsiniz; lakin geçmiş aylara ilişkin rakamlar size mutlaka yön gösterecektir. Kredi kartı ödemelerinizin gelecek aylarda neler olabileceğini öngörün. Ayrıca siz harcama yapmazsanız ya da “her ay en fazla 150 TL harcama yapacağım” şeklinde kural koyarsanız biraz daha disiplinli iş ortaya çıkmış olur.

Gelir ve gider arasındaki farkı bulun ve net rakam oldukça düşük ise bunu artırmaya çalışın. Yani ayda 100 TL birikim pek bir şey ifade etmez, üstelik ayda 2.000 TL maaşınız varsa tasarruf yok gibi bir şeydir. Bazı ev aletlerini kullanmayı bırakmanız, elektrik faturasını düşürecektir. Banyo alışkanlıklarınızı belli bir periyoda eklemek, yani duştan feragat etmek size faydalı olabilir. Her ay mutlaka artırabildiğiniz kadar para biriktirmeye çalışın ve bunları örneğin, ayda 500 TL gibi rakamlara ulaşınca bireysel emeklilik sistemi için kullanabilirsiniz. Getirisi ilerleyen senelerde oldukça güzel olabilir. 300 TL miktarı ile Forex hesabı oluşturabilir ve yatırım yapabilirsiniz. Bazen ana para korumalı formları düzenli olarak satın almak da mantıklı olabilir. Yeter ki para biriktirin, önünüzde çok sayıda yatırım alanı var.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Doğru ve Etkili Bir Makale Nasıl Yazılır?

Yazarlık, birçok kişi için yaşam stili ve para kazanma kapısı olmuştur. Tarihte roman, makale, tiyatro yazarları ortaya koydukları eserlerle ünlenmişlerdir. Bazen de birçok bölümde öğrencilerin başarılı olmak için makale yazmaları gerekir. Makale yazmanın birçok yöntemi vardır. Etkili bir makale yazabilmek için bilgi birikimi gerekmektedir. Bilim ve eğitim dünyasında etkili ve başarılı olmak içinde etkili makaleler ortaya koymak gerekir.

Makaleler, bir konu hakkında kanıtlayıcı ve bilgilendirici yazılar olmalıdır. Bu nedenle belli tekniklere, kurallara bağlı kalmak gerekir. Her yazıda olduğu gibi makaleler de giriş, gelişme ve sonuç bölümünden oluşurlar. Giriş bölümünde ele aldığınız konuyu temel taşlarıyla okuyucuya sunarsınız. Bu bölüm makale için can alıcı kısımdır. Okuyucu, giriş bölümüne göre makalenizi okumaya devam eder, sıkıcı bulursa gerisini okuyamaz. Bu nedenle giriş bölümünde etkili cümleler kurmalı, okuyucu sıkmadan ilgisini çekecek noktalara değinmelisiniz.

Makale Yazmaya Başlarken Neler Yapılmalı?


Makale yazacağınız konu hakkında donanımlı bir şekilde bilgi edinmelisiniz. Topladığınız bilgileri öncelikle iyi anlamalı, ardından edinilen bilgiler içersinden istediklerinizi seçerek makalede yer vermelisiniz. Giriş bölümünde makale hakkında genel bilgilere değinmelisiniz. Yazar odaklı mı yoksa kurmaca bir dil mi kullanacaksınız, bunu da yazıya başlamadan önce belirlemeniz gerekir. Yazı boyunca bu dili kullanmalı, anlatım bozukluklarına yer vermemelisiniz.

Her konu hakkında birçok alt başlık bulunmaktadır. Bu alt başlıklardan hangilerine yer vereceksiniz, bunları da yazıya başlamadan bilmelisiniz. Sonuç olarak okuyucuya vereceğiniz mesajda önemlidir. Makale bu mesaj çevresinde gerçekleşecektir. Belli bir plan dâhilinde yazılmayan makaleler, istenilen etkiyi vermezler.

Etkili Makale Yazmak

Makale, ana olarak altı bölümden oluşur. İlk bölümde konu genel hatlarıyla incelenir. İkinci bölümde alt başlıklara değinilir. Üçüncü bölümde örneklemelere yer vermelisiniz. Dördüncü bölüm, yapmış olduğunuz araştırmalarda elde ettiğiniz konu uzmanlarının açıklamalarından alıntılar yapmalısınız. Beşinci bölüm, yazarın makaleyi yazarken kullandığı genel dil hakkında bir incelemedir. Son bölümde ise giriş kısmının içeriği derinlemesine ama uzun olmadan incelenerek, bir sonuca bağlanır.

Makale Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar 


Konu hakkında kendinize fikir listesi çıkarın. Farklı görüşte olan uzmanların açıklamalarını not edin. Bu görüş ayrılıklarının sebeplerini araştırın. Konunun alt başlıklarını ve konu üzerine yapılan diğer çalışmalarda belirtilen konuları genel olarak not edin. Konu hakkında detaylı topladığınız bilgileri önem sırasına koyun. Çok önemli olmayan ayrıntıları makalenizde yer vermeyin.

Makaleler uzadıkça okunması zorlaşacak, okuyucu sıkılacaktır. Okuyucuyu sıkmadan çok konu hakkında bilgi vermeye, can alıcı noktaları belirtmeye çalışın. Okuyucunun sıkılmaması için tek düzelikten kurtulun. Günlük yaşam içersinden örneklemeler, ünlü uzmanların görüşleri mümkünse görsellerden yararlanın. Grafikler, tablolar makalenizi daha dikkat çekici kılacaktır. Araştırmalara göre bir makalede en önemli kısım başlıktır. Can alıcı, ilgi çekici bir başlık seçerek yazınızın okunurluluğunu artırmayı hedefleyin.

Konu hakkında uzmansanız kendi görüşlerinize yer verin. Kelimeleri doğru ve yerinde kullanmaya özen gösterin. Anlaşılmayan, sık kullanılmayan kelime kullanımından kaçının. Makale yazarken gereksiz ayrıntılardan, aynı anlama gelen kelime kullanmaktan kaçının. Konu hakkında yapılan araştırma sonuçlarına, genel bulgulara, konunun yaratabileceği problemlere, topluma etkisine yer verin.

Makalenin en önemli kısımlarından biri de kaynakçadır. Kaynakça bölümünde yardım aldığınız kaynakçaları belirtmeyi unutmayın. Kaynakça bölümünde makalede kullandığınız anlamı bilinmeyen kelimelere, kısaltmaların açıklamasına yer verin. Makale yazmak zahmetli ve emek isteyen bir iştir. Bir günde bitireceğinizi düşünmeyin. Bu süreçte yazma konusunda tıkanabilirsiniz. Kendinizi vermeden, yazmak için yazmayın. O gün çalışmalara ara vererek daha sonra tekrar yazmaya devam edin.

28 Haziran 2014 Cumartesi

3 Yaşında ve Yürüyebildiği için MUTLU! Peki sen neden Mutsuzsun?

Merhaba. Birkaç gün önce internette gezinirken bir fotoğraf buldum, çok etkilendim. Bu fotoğraf bana uzun uzadıya hayatı sorgulattı. Bir tek kare beni mutsuzluklarımdan kurtardı ve hayata yeniden bakamam neden oldu. Beni bu kadar düşündüren bu fotoğrafı özel bir başlık altında blog sitemin kişisel gelişim kategorisinde paylaşmak istedim.

İşte O Fotoğraf!



Yukarıdaki kardeşimiz henüz 3 yaşında. Suratında çok uzun zamandır kimsenin suratında görmediğim bir mutluluk var! Bu mutluluğun nedeni ise “Yürüyebilmek

Evet hepimizin yapabildiği, ancak hayatımızdaki önemini çoğu zaman unuttuğumuz bir eylem yürümek. İşte bu genç kardeşimiz 3 yaşındayken bacakları olmamanın ne demek olduğunu tatmış ve kendisine takılan bu protezler vasıtasıyla yürümenin sevincini yaşamış. İşte tam da bu noktayı oturup düşünmeli insan. Hem de saatlerce, günlerce düşünmeli! 

Mutsuz olmak için sayısız nedeni kendi kendimize kabul ettiren bizim beynimiz. İnsan mutlu olmak içinde sayısız neden bulmalı ve kendini sürekli olarak pozitif tutmalı. Ve en önemlisi bize bahşettiği her şey için Allah’a şükretmeliyiz.

Konuyu çok fazla uzatmak istemiyorum. Ancak bu konuyu okuyanların kısa bir süreliğine anlattıklarımı düşünmesini ve sahip olduklarını düşünüp MUTLU olmasını. Sürekli sahip olmadıklarımızı düşünmek yerine, birazda elimizde olanları düşünmek herkese iyi gelecektir.

Saygılar…

11 Haziran 2014 Çarşamba

Da Vinci’yi Bırakın Kendi Şifrenize Bakın Kitabı - Ziya Baran

Merhaba arkadaşlar bugün kişisel gelişim konusunda oldukça yararlı bir kitap önereceğim sizlere. Ancak kitabın anlatımına geçmeden önce ilk olarak yazarından biraz bahsetmek istiyorum. Ziya Baran ismini ilk defa bundan iki sene önce katıldığım Kitap Şenliği’nde konuşmacı olarak tanımıştım. O zamanki sunumundan oldukça etkilenmiştim. Sunumun videosunu buradan izleyebilirsiniz. Ek olarak yazar hakkında detaylı bilgi almak için kendi web sitesini buradan ziyaret edebilirsiniz.

Ziya Baran’ın 2 yıl önceki sunumunu oldukça beğenmiştim. Ancak kendisinin kişisel gelişim konusunda kitapları olduğunu bilmiyordum. Geçtiğimiz gün kitapçıda gezinirken kapağı ve ismi çok dikkatimi çeken bir kitap oldu.


İsmi: Da Vinci’yi Bırakın Kendi Şifrenizi Bakın! 

Kitabı elime aldım, kapak tasarımı oldukça güzel ve aynı kitabın ismi gibi çarpıcı; hemen arka kapağını incelemeye aldım.

Da Vinci’yi Bırakın Kendi Şifrenize Bakın kitabının arka kapağında aynen şunlar yazmakta; 

“Herkes her şeyi başaramaz. Ancak hepimizin içinde ulaşılabilir uzaklıkta, bizi mükemmele götürecek uyumlu, mantıklı ve özel yolların bulunduğunu farklı güç bölgeleri vardır.  
İşte bu kitapta, bir taraftan güçlü yanlarınızı fark edip ona göre davranacak, diğer taraftan da zayıf yanlarınızın bilincine varıp tedbir alacaksınız. Böylece çok daha başarılı ve dengeli bir yaşamın yollarını keşfedeceksiniz.” 

Da Vinci'yi Bırakın Kendi Şifrenize Bakın kitabı hakkında kişisel yorumlarım;

Eğer kişisel gelişim konusunda bilginiz fazla ise kitabı tavsiye etmem. Yani daha önce 3 – 5 farklı yazardan kişisel gelişim üzerine kitaplar okuduysanız ve mevcut seminerlere gittiyseniz kitabı çok fazla beğeneceğinizi tahmin etmiyorum. Ancak yaşınız 18 ila 25’li yaşlarda ve kişisel gelişim konusunda kendinizi yeni yeni eğitmeye başlıyorsanız kesinlikle bu kitabı alın ve okuyun. Özellikle genç yaşlarda kişinin hayatına yön vereceği kararları almasında oldukça iyi destek verebilecek bir kitap.

Vaktim oldukça okumaya çalışıyorum ve vaktim oldukça kişisel blog sitemin kitap önerileri kategorisinde okuduklarımı sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Yakında bir çok farklı tür kitap tanıtımı yapacağım. Herkese iyi okumalar...