Yazarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2015 Çarşamba

Doğru ve Etkili Bir Makale Nasıl Yazılır?

Yazarlık, birçok kişi için yaşam stili ve para kazanma kapısı olmuştur. Tarihte roman, makale, tiyatro yazarları ortaya koydukları eserlerle ünlenmişlerdir. Bazen de birçok bölümde öğrencilerin başarılı olmak için makale yazmaları gerekir. Makale yazmanın birçok yöntemi vardır. Etkili bir makale yazabilmek için bilgi birikimi gerekmektedir. Bilim ve eğitim dünyasında etkili ve başarılı olmak içinde etkili makaleler ortaya koymak gerekir.

Makaleler, bir konu hakkında kanıtlayıcı ve bilgilendirici yazılar olmalıdır. Bu nedenle belli tekniklere, kurallara bağlı kalmak gerekir. Her yazıda olduğu gibi makaleler de giriş, gelişme ve sonuç bölümünden oluşurlar. Giriş bölümünde ele aldığınız konuyu temel taşlarıyla okuyucuya sunarsınız. Bu bölüm makale için can alıcı kısımdır. Okuyucu, giriş bölümüne göre makalenizi okumaya devam eder, sıkıcı bulursa gerisini okuyamaz. Bu nedenle giriş bölümünde etkili cümleler kurmalı, okuyucu sıkmadan ilgisini çekecek noktalara değinmelisiniz.

Makale Yazmaya Başlarken Neler Yapılmalı?


Makale yazacağınız konu hakkında donanımlı bir şekilde bilgi edinmelisiniz. Topladığınız bilgileri öncelikle iyi anlamalı, ardından edinilen bilgiler içersinden istediklerinizi seçerek makalede yer vermelisiniz. Giriş bölümünde makale hakkında genel bilgilere değinmelisiniz. Yazar odaklı mı yoksa kurmaca bir dil mi kullanacaksınız, bunu da yazıya başlamadan önce belirlemeniz gerekir. Yazı boyunca bu dili kullanmalı, anlatım bozukluklarına yer vermemelisiniz.

Her konu hakkında birçok alt başlık bulunmaktadır. Bu alt başlıklardan hangilerine yer vereceksiniz, bunları da yazıya başlamadan bilmelisiniz. Sonuç olarak okuyucuya vereceğiniz mesajda önemlidir. Makale bu mesaj çevresinde gerçekleşecektir. Belli bir plan dâhilinde yazılmayan makaleler, istenilen etkiyi vermezler.

Etkili Makale Yazmak

Makale, ana olarak altı bölümden oluşur. İlk bölümde konu genel hatlarıyla incelenir. İkinci bölümde alt başlıklara değinilir. Üçüncü bölümde örneklemelere yer vermelisiniz. Dördüncü bölüm, yapmış olduğunuz araştırmalarda elde ettiğiniz konu uzmanlarının açıklamalarından alıntılar yapmalısınız. Beşinci bölüm, yazarın makaleyi yazarken kullandığı genel dil hakkında bir incelemedir. Son bölümde ise giriş kısmının içeriği derinlemesine ama uzun olmadan incelenerek, bir sonuca bağlanır.

Makale Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar 


Konu hakkında kendinize fikir listesi çıkarın. Farklı görüşte olan uzmanların açıklamalarını not edin. Bu görüş ayrılıklarının sebeplerini araştırın. Konunun alt başlıklarını ve konu üzerine yapılan diğer çalışmalarda belirtilen konuları genel olarak not edin. Konu hakkında detaylı topladığınız bilgileri önem sırasına koyun. Çok önemli olmayan ayrıntıları makalenizde yer vermeyin.

Makaleler uzadıkça okunması zorlaşacak, okuyucu sıkılacaktır. Okuyucuyu sıkmadan çok konu hakkında bilgi vermeye, can alıcı noktaları belirtmeye çalışın. Okuyucunun sıkılmaması için tek düzelikten kurtulun. Günlük yaşam içersinden örneklemeler, ünlü uzmanların görüşleri mümkünse görsellerden yararlanın. Grafikler, tablolar makalenizi daha dikkat çekici kılacaktır. Araştırmalara göre bir makalede en önemli kısım başlıktır. Can alıcı, ilgi çekici bir başlık seçerek yazınızın okunurluluğunu artırmayı hedefleyin.

Konu hakkında uzmansanız kendi görüşlerinize yer verin. Kelimeleri doğru ve yerinde kullanmaya özen gösterin. Anlaşılmayan, sık kullanılmayan kelime kullanımından kaçının. Makale yazarken gereksiz ayrıntılardan, aynı anlama gelen kelime kullanmaktan kaçının. Konu hakkında yapılan araştırma sonuçlarına, genel bulgulara, konunun yaratabileceği problemlere, topluma etkisine yer verin.

Makalenin en önemli kısımlarından biri de kaynakçadır. Kaynakça bölümünde yardım aldığınız kaynakçaları belirtmeyi unutmayın. Kaynakça bölümünde makalede kullandığınız anlamı bilinmeyen kelimelere, kısaltmaların açıklamasına yer verin. Makale yazmak zahmetli ve emek isteyen bir iştir. Bir günde bitireceğinizi düşünmeyin. Bu süreçte yazma konusunda tıkanabilirsiniz. Kendinizi vermeden, yazmak için yazmayın. O gün çalışmalara ara vererek daha sonra tekrar yazmaya devam edin.

24 Ocak 2015 Cumartesi

Blog Yazarlığı ile Ev Geçindirilir mi?


Günümüz şartlarında hayat gerçekten zor. Yakın çevremden öğretmen arkadaşlarımın devlete girmek için yaptıkları kıran kırana yarışa şahitlik etmek, mühendislerin boş boş evde oturmalarını görmek, ülkemizde üniversite mezunu yüz binlerce işsiz gencin olduğunu bilmek gerçekten üzücü.

İşte bu noktada alternatif meslekler arayanlara yeni bir iş kolu olarak lanse edilen blog yazarlığı hakkında bilgiler vermek istedim. Blog yazarlığı gerçek bir meslek midir yoksa ek gelir, ek iş olarak mı düşünülmelidir, blog yazarlığı yaparak ev geçindirilir mi yoksa ancak sigara paramızı mı çıkartırız gibi sorulara yazım içerisinde cevap vermeye çalışacağım.

Öncelikle şunu rahatlıkla söyleyebilirim blog yazarlığı gerçek bir iştir ve üzerinde ciddi emek harcanırsa, kişi kendini bu alanda geliştirirse düzenli para kazanılabilir ve ev geçindirilebilir. Ancak kişinin bu evreye gelmesi her zaman mümkün olmuyor. Sanırım birazda yapıyla alakalı, herkes her işi yapamıyor. Gelin bu süreci beraber detaylandıralım.

Blog Yazarlığına İlk Başlangıç! 


Öncelikle her meslek gibi bu işinde başlangıç evresi çok zordur, sıkıntılıdır. Yazı yazmaya başladığınızda her gün saatlerce oturduğunuz bilgisayarı gerçek anlamda hiç kullanmadığınızı görürsünüz. Klavyeniz yavaştır, gerekli programları kullanmayı bilmiyorsunuzdur, beklide aradığınız bilgiye direk nasıl ulaşacağınızı bile bilmiyorsunuzdur. Yani bu iş “ben zaten günde 10 saat bilgisayar başındayım” diyen herkesin yapabileceği bir iş değildir. Çünkü birisi gerçek iştir; diğeri oyun, hobi, boş zaman öldürme eylemidir. İkisi birbirine karıştırılmamalıdır.

Bu işi yapmayı kafasına koyan kişinin ilk başlangıçta bir şeye karar vermesi gerek. O da 1 yıl boyunca para kazanmadan yazmayı, araştırmayı göze almasıdır. Bu gerçekten çetin bir yol. Bu nedenle herkesin blog yazarı olabileceğine veya bu işi hobiden çıkartıp mesleği haline getirebileceğine inanmıyorum. Çünkü 1 yıl hiç bilmediğin bir işe önünü görmeden emek vermek biraz cesaret ister, belki biraz delilik ister. İşte tamda bu yüzden blog yazarlığına ilk başlangıçta bu yola girip girilmeyeceğine karar verilmelidir.

Kararımı Verdim Yazarlığa Nereden ve Nasıl Başlamalıyım? 



Bence bu konuda direk kendi blogunuz üzerinden başlamalısınız. Teknik bilginiz olmayacağı için blogger üzerinden güzel ve akılda kalıcı bir domain belirleyin ve blogspot uzantılı sitenizi açın. Ardından gerçek bir domaine geçer ve bu blogtaki içeriklerinizin tamamını 301 yönlendirmesi ile taşırsınız.

Blogunuzu açtıktan sonra ikinci önemli husus içeriktir. Bırakın tasarımı, görünüşü vs. Siz kaliteli içerik üretmeyi öğrenin, farklı konulara yazmayı öğrenin. Daha önce yeni blog yazarlarına farklı konular bulmasını kolaylaştıracak birkaç tüyo paylaşmıştım, buraya tıklayarak içeriği inceleyebilir ve nasıl kaliteli blog yazıları için başlık bulabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Merak Edilen Soru Parayı Nereden ve Nasıl Kazanacağım?


Blogger üzerinden açtığınız blogunuza 1 yıl hiçbir maddi beklenti içerisine girmeden içerik yazdığınızda, tüm vaktinizi bu siteye ve blogun gelişimine ayırdığınızda; SEO (arama motoru optimizasyonu) ve SMO (sosyal medya optimizasyonu) gibi konular hakkında bilgi sahibi ve gerçekten kaliteli içerik üreten biri haline dönüştüğünüzde; artık para kazanmaya hazırsınız demektir. Bir yıl sonunda elinizde hitli bir site olacaktır. Sitenize google adsense başta olmak üzere piyasada mevcut birçok reklam modelini ekleyebilirsiniz.

Zaten iş bundan sonra başlayacaktır. Para kazanmaya hazırsınız dedim, zengin olmaya demedim. İlk eklediğinizde adnsense gelirleniz ile ancak sigara masrafınızı karşıladığınızı görmeniz muhtemeldir. Ama sakın yıkılmayın, burası işin kırılması noktasıdır. Emin olun ki anlattığım gibi yazarak ayda 3 bin – 5 bin TL arası google adsense geliri olan binlerce, on binlerce kişi var ülkemizde. Bundan 4 – 5 ay önce blog yazarak para kazanmak hayal mi başlıklı bir yazı yayınlamıştım. Bu noktada yazının sizlere faydalı olacağını düşünüyorum, bir göz atın.

Düzenli olarak içerik üretmeye, yazılarınızı sosyal ağlarda gerekli kitlelere ulaştırmaya, ufak gelirlerinizi sürekli sitenizin gelişimine kullanmaya, SEO işlerine düzenli bir bütçe ayırmaya devam ettiğiniz sürece siteniz gelişecektir, doğal olarak gelirlerinizde artacaktır.

Ve Asıl Soru; Evimizi Blog Yazarlığı Yaparak Geçindirebilir miyiz? 



Bu sorunun cevabı direk EVET’tir. Çünkü bu şekilde evini, ailesini geçindiren, yaşamını sağlayan binlerce kişi vardır. Ancak dediğim gibi bu yol çetindir, engebelidir herkesin yapabileceği bir iş değildir.

Peki “sen tavsiye eder misin?”diye sorarsanız. Ben tabiî ki ederim ancak; mangal gibi yürek, bir yılınızı çöpe atacak kadar cesaret, aylarca bilgisayar başına geçirilen sayısız zaman ve kazanılan 0 TL’ye sabır edebilecek gücünüz varsa derim. Bu arada her şey 1 yıl sonunda bitmez. 1 yıl sonra para kazanmaya başlarsınız ancak blogunuzun ev geçindirecek zamana gelmesi için şahsi görüşüm en az 3 yıl geçmesi gerek. Ancak 3 yılın sonunda düzenli bir gelirinizin olacağı ve zevkli bir işinizin olacağı düşünüldüğünde, ek olarak günümüzde gençlerin meslek sahibi olabilmek için harcadıkları zaman ve para düşünüldüğünde; 3 yıl zaman ve 0 TL ile başlanan blog yazarlığı işi hiçte mantıksız gibi gelmiyor, sizce de öyle değil mi?

15 Aralık 2014 Pazartesi

Altay Bilgin Blogger 1 Yaşında ve 100. Yazısı!

Merhaba. Çok uzatmayacağım. Burayı açarken kafamda bazı sorular vardı; blogun çok vaktimi alacağı, yazılarımın istediğim kitlelere ulaşamayacağı, beklide kişisel bir blogun gereksiz olduğu yönünde.

Bugün AltayBilgin.Blogspot.com.tr adresini açalı tam 1 yıl olmuş. Daha dün gibi aklımda bu içeriği girmem. Gerçekten zaman hızlı geçiyor. Geçen 1 yıl içerisinde okurlarıma tam 100 tane içerik sunmuşum. Ve şuan bunu rahatlıkla diyebiliyorum ki; iyi ki burayı açmışım. Blog açmak isteyip benim gibi kafasında soru işaretleri olan arkadaşlara kesinlikle tavsiye ediyorum.

Kişisel blog belirli bir süre sonra insanın günlüğü gibi oluyor. Yazmayınca kendinizi rahatsız hissediyorsunuz. Bazen ilgilendiğiniz alanlarla ilgili şeyleri, bazen çok daha iç dünyanızda olup biten şeyleri, bazen de aslında hiç ilginiz olmayan şeyleri yazıyorsunuz. Ve bu yazma eylemi belirli bir süre sonra alışkanlık haline geliyor. İnsan daha çok yazmak istiyor. Bana göre kişisel blog tutmak insana iyi gelen bir şey. Bir nevi içini dökmek, öğrendikleri paylaşmak gibi! Nasıl bir çocuk yeni bir şey gördüğünde veya öğrendiğinde koşarak gelir annesine babasına durumu anlatır; işte aynen öyle! Kişisel blogu olan yazarda yeni bir şey öğrendiğinde veya olaylar hakkında yorumları olduğunda koşar bloguna yazar ve onu takipçileri ile paylaşır.

Bu yazıyı neden yazdım, çünkü zamanımda çok çekincilerim vardı acaba blog açmalı mıyım, yapabilir miyim gibi. İşte bu tarz çekinceleri olan kişilerin karar vermesini kolaylaştırırım belki diye düşündüm. Kesinlikle açın, aradan 1 yıl geçtikten sonra şimdi neden kesinlikle dediğimi sizde anlayacaksınız.

Nice yaşlara AltayBilgin.Blogspot.com.tr / Beni Okumaya Devam Edin!

O zaman Bunu Kutlayalım!

Eeee Hadi!

PARTY HARD!



20 Eylül 2014 Cumartesi

Blog Yazısı için Yeni Konu Bulmak [Öneriler, Tavsiyeler ve Yöntemler]

Yeni blog açan herkes bu yola çıkarken; "anlatacak o kadar çok şeyim var ki…" diyerek çıkar. Çıkar çıkmasına da muhteşem bir gaz ve istekle başlayan blog yazarlığı birkaç ayın ardından yerini “konu bulamıyorum ya” “aslında başlığı bulsam gerisini getirmekte pekte bir şey yok” gibi kalıp cümlelere bırakır.

Öncelikle blog sitelerinin başarısının 1. sırrının düzenli güncelleme olduğunu düşünürsek, bir yazarın sürekli olarak bloguna özgün, dikkat çekici başlıklar bulması ve kişilerin daha önce görmediği, bilmediği konular hakkında kişisel yorumlarını yazması gerekiyor. Buraya kadar her şey normal ve şimdi asıl sorular geliyor; "bu konulara nasıl erişeceğiz?" "yeni konu bulmak için ne yapmalıyız?" "nerelerde takılırsak beynimizde ampüller yanar ve farklı başlıklarda konular bulabiliriz?"

İşte bunlar gibi deli sorulara cevap bulabileceğiniz ana başlıklar;

Okutmak için Okumak gerek! 




Benim bir blog yazarına verebileceğim en büyük tavsiyedir sanırım. Ek olarak okumayan birinin okutabileceğine de inanmıyorum. Eğer düzenli içerik giren bir blog yazarı isen, kesinlikle blog takip listen olmalı ve sevdiğin blogları düzenli olarak gezerek yazdıkları içerikleri takip etmelisin. Sadece blog okumakla bitmez, kitap, dergi kısaca gördüğün ve okuyabildiğin her şeyi okumalısın. Okudukça hayal gücün gelişir ve okudukça aklına daha güzel, farklı konular gelir.

Gündemden Ayrılanı Kurt Kapar! 



Gündem konularına yazmayabilirsin. Hatta haber sitelerini sevmiyor bile olabilirsin. Bunlar tabiî ki de blog yazman için sana engel değil. Ancak Dünya siyasi olaylar nedeniyle çalkanıyorken sen gidip dünya barışı hakkında bir konu yazar ve bunu blogunun sosyal medya hesaplarında yayarsan; iki üç saniye sonra hayatında daha önce hiç duymadığın tarz küfürler duymaya başlayabilirsin. İşte bu nedenle günde en az 1 kere daha önce belirlediğin 2 – 3 haber sitesine göz gezdirmeli ve ülkede, dünyada neler oluyor, neler bitiyor bilmelisin.

Türk’ün Aklı S… Çalışır! 




Kesinlikle doğru bir söz, hayatımı etkileyecek en dehşet fikirler hep WC’de aklıma gelmiştir. Neyseki biz sadece blog için konu arıyoruz ancak insanın aklına ne zaman ne geleceği belli olmuyor. Hiç beklemediğin anda aklına gelen fikirleri not almak için yanında not defteride taşıyacak halin yok ama telefonunu çıkartıp onu hemen not alman gerek yoksa bir daha hiç hatırlamayacağın bir başlık olarak kalacaktır. Ek olarak gördüğün komik bir şeyin direk fotoğrafını çekmek daha sonra bloguna başlık ararken çok faydalı olur bilesin.

Sosyal Sosyalim Şıkır Şıkırım! 



Sosyal Medya’yı sevmiyorsan ve takip etmiyorsan, git blogu kapat ve kendine başka meslek falan ara. Eğer sen blog yazarı olmak istiyorsan, zaten sosyal medyada müthiş aktif bir insan olmalısın. Gündemin ve konuların bu kadar hızlı değiştiği bir dünyada yazar olacaksan; sosyal ağların çok güçlü olmalı ve sürekli sosyal medya hesaplarından gündemi takip ederek yeni konular türetmelisin.

SONUÇ: 


Olay aslında basit. Kendinize bir liste oluşturun. En azından ben öyle yapıyorum. Haber sitelerim, Blog sitelerim gibi takip listelerim var. Sosyal medya hesaplarımda özel takip listelerim var. Ve gerçek hayatta sürekli gözlem halindeyim. Yaşam tarzını bu şekilde belirledikten sonra dünya kadar konu geliyor insanın aklına, hatta o kadar çok geliyor ki belirli bir süre sonra elindeki konuları oturup yazmaya fırsat bulamıyorsun!

NOT – İTİRAF: Bu başlıkta "Acaba Bugün Bloguma Ne Yazsam?" derken hiçbir şey bulamayıp bari; "Blog Yazısı için Yeni Konu Bulmak için Öneriler" yazayım bari diyerekten ortaya çıkmıştır.

11 Haziran 2014 Çarşamba

Da Vinci’yi Bırakın Kendi Şifrenize Bakın Kitabı - Ziya Baran

Merhaba arkadaşlar bugün kişisel gelişim konusunda oldukça yararlı bir kitap önereceğim sizlere. Ancak kitabın anlatımına geçmeden önce ilk olarak yazarından biraz bahsetmek istiyorum. Ziya Baran ismini ilk defa bundan iki sene önce katıldığım Kitap Şenliği’nde konuşmacı olarak tanımıştım. O zamanki sunumundan oldukça etkilenmiştim. Sunumun videosunu buradan izleyebilirsiniz. Ek olarak yazar hakkında detaylı bilgi almak için kendi web sitesini buradan ziyaret edebilirsiniz.

Ziya Baran’ın 2 yıl önceki sunumunu oldukça beğenmiştim. Ancak kendisinin kişisel gelişim konusunda kitapları olduğunu bilmiyordum. Geçtiğimiz gün kitapçıda gezinirken kapağı ve ismi çok dikkatimi çeken bir kitap oldu.


İsmi: Da Vinci’yi Bırakın Kendi Şifrenizi Bakın! 

Kitabı elime aldım, kapak tasarımı oldukça güzel ve aynı kitabın ismi gibi çarpıcı; hemen arka kapağını incelemeye aldım.

Da Vinci’yi Bırakın Kendi Şifrenize Bakın kitabının arka kapağında aynen şunlar yazmakta; 

“Herkes her şeyi başaramaz. Ancak hepimizin içinde ulaşılabilir uzaklıkta, bizi mükemmele götürecek uyumlu, mantıklı ve özel yolların bulunduğunu farklı güç bölgeleri vardır.  
İşte bu kitapta, bir taraftan güçlü yanlarınızı fark edip ona göre davranacak, diğer taraftan da zayıf yanlarınızın bilincine varıp tedbir alacaksınız. Böylece çok daha başarılı ve dengeli bir yaşamın yollarını keşfedeceksiniz.” 

Da Vinci'yi Bırakın Kendi Şifrenize Bakın kitabı hakkında kişisel yorumlarım;

Eğer kişisel gelişim konusunda bilginiz fazla ise kitabı tavsiye etmem. Yani daha önce 3 – 5 farklı yazardan kişisel gelişim üzerine kitaplar okuduysanız ve mevcut seminerlere gittiyseniz kitabı çok fazla beğeneceğinizi tahmin etmiyorum. Ancak yaşınız 18 ila 25’li yaşlarda ve kişisel gelişim konusunda kendinizi yeni yeni eğitmeye başlıyorsanız kesinlikle bu kitabı alın ve okuyun. Özellikle genç yaşlarda kişinin hayatına yön vereceği kararları almasında oldukça iyi destek verebilecek bir kitap.

Vaktim oldukça okumaya çalışıyorum ve vaktim oldukça kişisel blog sitemin kitap önerileri kategorisinde okuduklarımı sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Yakında bir çok farklı tür kitap tanıtımı yapacağım. Herkese iyi okumalar...

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Blog Yazarak Para Kazanmak! Hayal mi? Gerçek Olabilir mi?

Belki de internetin icadından sonra (neydi ne oldu) sadece ülkemizde değil tüm dünyada en çok tartışılan konulardan bir tanesidir blog yazarak para kazanılıp kazanılamayacağı konusu. Bu tartışma yıllardır web üzerinde devam etmektedir. Google’ye “blog yazarak para kazanmak” yazın ve çıkan siteleri biraz karıştırın, göz gezdirin. Konunun ne denli karmaşık ve yazarlar tarafından bile bilinmez olduğunu kısa sürede sizde anlayacaksınız. Sorunun ortaya atılmasından yıllarca sene geçmesine rağmen, hala kişiler düzenli olarak tartışmaya devam etmektedir bu soruyu!


Bu Sorunun Neden Cevabı Yok? 

Şimdi gelelim bu sorunun neden bu kadar tartışıldığına…
Veya neden bu sorunun da diğer sorular gibi “evet” veya “hayır” gibi bir cevabı olmadığına… 

Öncelikle eğer bir soru sürekli tartışılıyor ve hiçbir zaman cevap bulunamıyorsa; o konu da henüz bilinmeyen, ortaya çıkmayan birçok şey vardır. Bu durumu en iyi şöyle tarif edebilirim. Borsa’dan çok para kazanan, zengin olan binlerce kişi vardır. Ancak borsadan para kazanmak mümkün mü diye bir konu açsak günlerce aylarca tartışılır. Yarısı uzak durun batarsınız der, yarısı evet zengin olunur ama önce borsayı öğrenmek gerek der. Örneğin zamanında r10 sitesinde bu konuyla ilgili şu tartışmayı bir inceleyin, demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

İşte blog yazarak para kazanma konusu da aynı bunun gibidir. Çünkü bir kesim ciddi anlamda para kazanmakta iken, bir kesim ne yaparsa yapsın para kazanmamaktadır. O zaman bu sorunun cevabı aslında bu işi yapmak isteyen kişidedir.

Kişi Bu Soruyu Önce Kendisine Sormalı? 


Öncelikle kişi “blog yazarak para kazanmak mümkün mü” diye değil “acaba ben yazsam bana para verirler mi” diye kendisine sormalı! 

Belki de sorunun tüm cevabı buradadır. Örneğin ben yazarak para kazanıyorum. Ancak borsa – forex gibi yatırım piyasaları hakkında muazzam bir bilgi sahibiyim. Ve gerçekten yazdıklarımı önemsiyorum. Kişilerin fayda sağlamasını amaçlıyorum. Eğer ben bu amaçla yazarsam tabiî ki para kazanırım. Ancak henüz borsayı hiç bilmeyen biri sadece para kazanma amacıyla gelipte borsa sitesi açarsa, o kişinin para kazanması imkansızdır.

Yani demek istediğim şu; eğer sizde para kazanacağınız bir blog siteniz olsun istiyorsanız; öncelikle hangi alanlarda uzman ve toplum genelinden daha bilgili olduğunuzu çıkartmalısınız. Eğer moda manyağı bir şahsiyetseniz, hiç korkamayın moda blogu açın ve uzun vadede para kazanacağınızdan emin olun. Hah kazandığınız para emeklerinizin karşılığı olur mu veya hayalinizden bile daha fazla para kazanır mısınız orasını ben bilmem. Ancak gerçekten uzmanlık alanınız varsa ve o konuda ciddi bilgi birikimine sahipseniz o konuda blog yazarak para kazanacağınızdan kesinlikle şüpheniz olmasın.

Tamam Anladım! Para Kazanacağım Ama Ne Kadar? 



Evet blog yazarak para kazanılabildiğini anladık. Ancak bunun miktarı neye göre belirlenir, ne kadar kazanırım konusu gerçekten tam bir muamma. Çünkü konunun bu kısmında muazzam faktörler var. Daha önce BorsaNasılOynanır1’de web sitesi açarak para kazanmak isteyenlerin neler yapması gerektiğini burada anlatmıştım. Bu içeriğe bir göz atın: http://www.borsanasiloynanir1.com/internetten-para-kazanma-yollari/#Web_Sitesi_Aarak_Para_Kazanma_Yollar

Yazıda da gördüğünüz gibi, ne kadar kazanacağınız tamamen size kalmış. Ancak insanlar kesin bir cevap duymak ister bunu biliyorum. O nedenle bende bu soruya şöyle bir cevap vereceğim.

Eğer niteliksiz yazılar yazarak para kazanmak istiyorsanız; r10 – wmaracı gibi webmaster forumlarında backlink almak için yazılan tanıtım yazılarını yazarak para kazanabilirsiniz. Kelimesi 0,1 TL civarı sanırım. Yani günde 15 yazı yazsanız günlük 30 TL eder. Ayda 900 TL gibi bir miktar eder. Bir üniversite veya lise öğrencisi için hiç azımsanmayacak bir meblağ iken; her gün 15 yazı yazmak her baba yiğidin harcı değildir. Ancak bu yazıları öyle çok ciddiye almayın belirli bir süre sonra insan otomatiğe bağlıyor zaten…

Eğer nitelikli bir yazarsanız ve gerçekten uzmanı olduğunuz konularda ciddi içerikler yazabiliyorsanız; kendi blogunuzu açmanız ve o bloga uzun süre emek harcamanız en doğrusu olacaktır. Günümüzde kişisel blog sitelerinin aylık gelirleri 1.000 TL ile 1.500 TL arasında değişmektedir. Bu değişim sitenin hiti ve tanıtım yazısı, footer link, sponsor baner gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Ancak eğer tamamen niş alanlarda ve google tbm puanı yüksek finans gibi konulara yazabilen bir kişiyseniz; aylık kazancanız 5.000 TL ile 10.000 TL arasında değişebilir. Dediğim gibi tamamen sizin uzmanlık dereceniz ve okurlarınızın sizi takip etmesiyle birebir alakalıdır.

Her kişisel blog sitesinin vazgeçilmezidir Blog Yazarak Para Kazanmak Mümkün mü? Gerçek mi? konusu... Benimde sitemde olsun istedim. Kendimce bu konu ve soru hakkında yorumlarımı yazdım. Umarım beğenmiş ve okuyanların aradıkları cevapları bulabildikleri bir içerik olmuştur…

9 Nisan 2014 Çarşamba

Opera Blog Servisini Kapattı!

Bu yazıyı daha önce yazmak istiyordum ancak belki açılır ümidiyle bekledim. Webmaster camiasında özellikle linkwheel ve paravan blog oluşturmak üzere sıklıkla kullanılan Opera Blog artık kapandı. Şirket resmi web sitesinde yaptığı duyuruda artık opera üzerinden kişilerin blog açmasına izin verilmediğini destek verdiği tüm dillerde duyurdu!

Bildiğiniz gibi Opera dünyanın en büyük web tarayıcılarından biri. Rakipleri Google Chrome, Mozilla Firefox ve Internet Explorer’ın çoğu zaman gölgesinde kaldığı düşünülse de; dünyada kayda değer sayıda fanatikleşmiş kullanıcısı olan bir internet tarayıcısıdır. Şüphesiz Opera'nın blog servisini kapatma kararının ardında birçok geçerli neden vardır. Ancak gerçek binlerce yazarı bulunan bu projenin bu şekilde kapatılması ve o firmaya güvenerek bloglarına içerik girenlerin yüz üstü bırakılması firmanın itibarını oldukça sarsacaktır.

Opera Blog diğer ücretsiz blog servislerine nazaran çok daha kaliteli ve SEO çalışmalarında etkili bir blog sağlayıcıydı. Bunun nedeni diğer ücretsiz servisler gibi sub domain üzerinden değil, direk ana domain üzerinden hizmet vermesiydi. Yani opera.com/blogisimi şeklinde bir url oluşturup açtığınız bloga içerik girebiliyordunuz. Buda çok güçlü bir web sitesi olan opera adresine direk yazı yazmanız anlamına geliyordu. Zaten opera blog içerisine yazılan yazıların saniyesinde index alması, çıkış yapılan backlinklerin ise do follow olup anahtar kelimelerde desteklediğimiz sitelere muazzam katkı sağlaması; Opera Blog’un en belirgin özellikleri arasındaydı.

Açıkçası bu anlattığım özellik bana göre webmasterlar tarafından keşif edilmiş ve yoğun bir şekilde linkwheel sistemleri için kullanılmaya başlanmıştı. Durum böyle olunca sadece seo çalışmaları için açılan binlerce bloga hizmet vermek Opera gibi kurumsal bir şirkete yakışmadığı düşünüldü ve şirketin blog sağlayıcısı kapatılma kararı alındı. Bu noktada herhangi bir duyumum yok, ancak kişisel görüşüm ve tahminim bu yönde.

Sonuç olarak artık Opera yok! Girilen onca içerik yok. Bu da bizlere SEO çalışmalarımızda sadece ücretsiz servislere bağlı kalmamız hususunda iyi bir ders sanırım, çünkü hiçbir zaman kapatılmayacağını sandığınız bir site sistem bile ansızın kapatılabiliyor.

4 Mart 2014 Salı

Yatırımcıların Okuması Gereken Bir Kitap: Kur Savaşları

Merhaba değerli okurlarım. Borsa ve diğer yatırım piyasalarına düşkünlüğümü hepiniz biliyorsunuz. Tabi ki insan işine bu denli düşkün olduğunda hobilerinde de işleri ile ilgili şeyler yapıyor. İzlediğim filmlerden tutunda, okuduğum kitaplara kadar hep iş hayatımda bana katkı sağlayacak şeyler yapmaya gayret gösteriyorum. Bugün sizlere geçtiğimiz hafta okuduğum Kur Savaşları isimli kitaptan bahsedeceğim. 2013 senesinde James Rickards tarafından kaleme alınan bu kitabı hem forex hem de borsa yatırımcılarının kesinlikle okuması gerekiyor. Dünya ekonomisinin görünmeyen yüzü ve pariteler üzerinde oluşan savaşlara değinen kitabı bir solukta okuyacağınızdan emin olabilirsiniz. Kitap hakkında özet bilgileri aşağıdadır.

Kur Savaşları: Bir Sonraki Küresel Krizin Oluşumu 



Orjinal Adı: Currency Wars: The Making of the Next Global Crisis
Yazar: James Rickards
Çeviren: Neşe Domaniç – Nusret Avhan
Yayınevi: Scala Yayıncılık
Yayın Yılı: 2013
Sayfa Sayısı: 320 sf.

Kur Savaşları Kitabı hakkında detaylı bilgi için; http://www.borsanasiloynanir1.com/borsa-kitaplari/#Kur_Savalar_Bir_Sonraki_Kresel_Krizin_Oluumu adresini ziyaret ediniz.

2 Ocak 2014 Perşembe

BorsaNasılOynanır1 Yeni Yazarlar Arıyor!

 BorsaNasılOynanır1
BorsaNasılOynanır1 sitesi içerisinde şuan için Aysun Bayhan ve bendeniz Altay Bilgin editör olarak görev yapmaktayız. Sitemizin tasarım ve alt yapı çalışmalarının sonuna geldik. Bundan sonra daha agresif bir yayın politikası izleyeceğiz. Sitemizin yayın politikasında kısa sürede yakaladığı kaliteli ve nitelikli bilgi girişini sağlayabilecek, İngilizce bilen, forex – borsa – ekonomi – yatırım araçları ve finansal verilere hakim, piyasadaki güncel olayları yorumlama kabiliyetine sahip editörler aramaktayız. Sitemizde yazar olmak isteyen kişilerin daha önce kesinlikle bir web sitesinde yazarlık yapmış olması gerekmektedir. Aksi taktirde başvurular ret edilecektir. Adaylar ister ofis ortamında tam zamanlı olarak, ister freelance olarak çalışabilirler. Çalışma şartları ve iş ücreti birebir görüşmeler sonucunda belli olacaktır.

Saydığımız şartlara uygun ve ekibimizle beraber çalışmak isteyen bay ve bayan adaylar; borsanasıloynanır1 iletişim ve yazar ol sayfalarından bizimle irtibata geçebilirler.

26 Aralık 2013 Perşembe

Medium Nedir? Nasıl Kullanılır? Ne İşe Yarar?

Merhaba. Henüz sosyal medya mecrasında çok yeni olsa da, kıs sürede yüksek beğeni ve üye toplayan medium sitesini kişisel blog sitemde sizlere anlatmak istedim. Medium çok basit bir mini blog! Mini blog kavramını belki de ilk defa twitter ile ardından da tumblr ile duyduk. Ancak onlar sonradan sosyal medya aracı haline geldiler. Medium sitesinde kelime sınırı yok ve çok basit bir şekilde kişisel notlarınızı, paylaşımlarınızı yapabiliyorsunuz. Ayrıca yazılarınız sitenin direk ana sayfasında yer aldığı için, yazdığınız içeriğin arama motorları tarafından indexlenmesi çok hızlı oluyor. Hemen yazımın başlığındaki soruların cevabına geçiyorum ve medium sitesi hakkındaki görüşleri size bırakıyorum.



Medium Nedir? 


Medium en yalın haliyle ücretsiz bir blog sağlayıcısıdır. Eeee bu sitenin blogger, wordpress, tumblr gibi ücretsiz blog servislerinden artı olarak ne gibi özellikleri var diye sorarsanız, aslında artıları yok eksileri var. Belki de insanların medium konseptini bu kadar kısa sürede benimsemesinin mantığı da budur. Medium sitesine üye olmak 5 saniye, siteyi blogunuzu yapılandırmak 5 saniye, yazı eklemek, 5 saniye sürer. Hepsi bu kadardır. Medium hızlıdır ve basittir! 

Medium Nasıl Kullanılır? 


İlk olarak medium.com adresine giriyoruz ve sitenin üst sağ bölümündeki Twitter ile bağlan sekmesini işaretliyoruz. Sadece twitter hesabı olanlar medium sitesine üye olabiliyor. 2013’ün bitmek üzere olduğu şu günlerde halen twitter kullanmayan kalmadığını düşünürsek, bu akıllıca ve sıkıcı kayıt işlemlerini bize atlatan bir işlem. Twitter ile medium’a bağlan dedikten hemen sonra; twitter kullanıcı adımız, twitter fotoğrafımız ve twitter hakkında bilgilerimiz ile medium profilimiz oluşuyor. Medium blog ayarlarında ise sadece kapak fotoğrafını değiştirmemize izin veriyor. Sitenin kapak fotoğrafını değiştirdikten hemen sonra, artık sizinde medium sitesinden bir blogunuz var. Doya doya yazabilirsiniz. Bakınız: Altay Bilgin Medium!



Medium Ne İşe Yarar? 


Dünya ve ülkemizde bu kadar ücretsiz blog sağlayıcısı varken nereden çıktı bu medium blog, ne işimize yarasın ki diye sorabilirsiniz. Yazımın başında da belirttiğim gibi medium diğer tüm blog sağlayıcılarından çok daha kolay ve hızlı. Özellikle mobil olarak içerik girmek, günlük notlarınızı kaydetmek ve unutmamanız gerekenleri webde depolamak için müthiş bir sosyal medya aracı olarak görülebilir. Medium sitesinde karakter sınırı yok! Dilediğiniz kadar uzun içerikler yazabilirsiniz. İsterseniz private seçeneğini tıklayarak içeriklerinizi sadece sizin göreceğiniz şekilde yapabilirsiniz, isterseniz de herkese açık olarak paylaşım yapabilirsiniz. Yazdığınız yazıları direk twitter hesabınızda paylaşabilir, yeni arkadaşlar edinebilir ve kişilerin yazdıklarını beğenebilirsiniz. Bana göre medium.com mini blog kavramını şimdiye kadar gördüklerim arasında en iyi şekilde lanse eden sosyal medya araçlarından biri diyebilirim. Uzun yazamadığınız ancak bir iki satırda olsa bir şeyler yazmak istediğiniz her an; gerek pc başında gerekse mobil olarak imdadınıza yetişecek bir sosyal medya aracı olarak gördüğüm için sizlerle paylaştım.

Böylelikle bugün nedir, nasıl kullanılır, ne işe yarar kategorimizde anlattığımız medium site tanıtımının sonuna geldik. Sosyal medya dünyasında her gün yeni fikirler, yeni araçlar ve siteler çıkıyor. Elimden geldiğince bu siteleri inceleyip sizlere anlatmaya devam edeceğim.

18 Aralık 2013 Çarşamba

ISSUU Nedir? Nasıl Kullanılır? Ne İşe Yarar?


ISSUU yazımı gerçekten zor, ancak bir o kadarda faydalı bir web sitesi. 1 adet i, 2 adet s ve 2 adet u’nun sonuna com gelerek giriş yapılan bu site neyin nesi demeyin. Blog sitemde anlattığıma göre kesin size de bir faydası olacaktır diye düşünüyorum. Sözü fazla uzatmadan hemen başlıktaki soruların cevaplarını kısa kısa vereyim.

ISSUU Nedir? 


ISSUU profesyonel bir pdf yayınlama sitesi olarak görülebilir. Ancak klasik PDF formatından çok daha kaliteli ve işlevsel bir yazılım. Uzayıp giden ve sayfalarca süren pdf metinlerinden sıkılanlar, ayrıca blog sitelerine kendi pdf’lerini eklediklerinde sitenin görüntüsünün bozulduğunu düşünenler için açılmışmış bir web sitesidir. ISSUU sitesine hem pdf, hem de yazılı metin dosyalarınızı kolaylıkla yükleyebilirsiniz.

ISSUU Nasıl Kullanılır? 


Öncelikle issuu.com adresine girerek basit bir kayıt işlemi gerçekleştiriyoruz. Mailimize gelen aktivasyon kodunu tıkladıktan sonra; ISSUU sitesine kayıt işlemimiz tamamlanıyor. Ardından kendi üye profilinizi oluşturabilir ve issuu sitesindeki arkadaşlarınızla ile tanışabilirsiniz. Benim profilimi örnek alarak sizde kendi kişisel profilinizi oluşturabilirsiniz.

ISSUU Ne İşe Yarar? 


Öncelikle bu iş tamamen görsel bir iştir. Akademik bir çalışma veya bir sunum içerisindeki verileri hazırlamanın ne kadar zor olduğunu hepimiz biliriz. Onca emek ve araştırma yaparak hazırladığımız bu sunumun klasik pdf formatında sitemize eklemek veya başka bir web ortamında yayınlamak gerçekten kötü bir görüntü oluşturmakta. İşte bu noktada ISSUU sitesi devreye giriyor.

ISSUU’da daha önce hazırladığınız pdf formatındaki sunumlarınızı görsel olarak zenginleştirebilir ve sitenize bir kitap, bir dergi şeklinde ekleyebilirsiniz. Ayrıca isterseniz dire yazılı metinlerinizi issuu’nun kendi oluşturduğu format içerisinde tasarlayıp dizayn edebilirsiniz. Hazırladığını şablonları web sitelerinize ekleyebilir ve sosyal medya hesaplarınızın tamamında kolayca paylaşabilirsiniz. Ayrıca kendi profiliniz üzerinden ilgili alanlarınızı belirleyerek o konularda hazırlanmış çalışmaları inceleyebilirsiniz.

Benim gibi akademik çalışma yapanların çok işine yarayacağını düşündüğüm issuu sitesini sizlerle paylaşmak istedim. Yeni yazılarda görüşmek üzere…

14 Aralık 2013 Cumartesi

Web Sitelerine Yorum Yaptığında Kendi Fotoğrafını (Kişisel Resmini) Çıkartma

Merhaba değerli takipçilerim. Bugün web sitesi sahipleri veya internette aktif okurların arada bir aklına gelse de genellikle ihmal ettikleri veya nasıl yapıldığını bilmedikleri bir işlemden bahsedeceğim.

Blog sitelerine, büyük portal sitelerine, web sitelerine veya blogger, wordpress gibi ücretsiz blog servislerine yorum kendi ismimizle yorum yapıldığında kişisel fotoğrafımızın çıkması şüphesiz hem yorum yaptığımız site sahibi, hem de o sitenin okurları ve diğer yorum yapacak kişiler tarafından iyi bir itibar yöntemidir. Eğer sizde yaptığınız yorumlarda küçük bir fotoğrafınızın çıkmasını istiyorsanız, yazım içerisinde anlatılacakları dikkatli bir şekilde okuyarak kısa sürede bunu yapabilirsiniz.

Wordpress Alt Yapılı Web Sitelerine Yorum Yapıldığında Fotoğrafını Çıkartmak: 


İster ücretsiz wordpress servisleri olsun, ister blog siteleri olsun. Eğer yorum yapacağınız web sitesi wordpress alt yapısını kullanıyor ve site sahibi yorum ayarlarını değiştirmediyse; Gravatar alt yapısını kullanıyordur. Gravatar kullanan web sitelerinin yorum kısımları aşağıdaki gibi görünmektedir.



Bu tarz sitelere yorum yaptığınız resminizin çıkması için öncelikle http://tr.gravatar.com/ adresine gidip kayıt olmanız gerekmektedir. Mailinize gelen aktivasyon kodunun ardından kişisel profilinize tıklayarak görünmesini istediğiniz bilgilerinizi siteye girin. Yorumlarda çıkacak fotoğrafınızı bilgisayarınızdan siteye yükleyin, kişisel özgeçmişisiniz ve yazarlık yaptığınız web sitelerinizi form üzerinden doldurarak; Gravatar üzerindeki profilinizi tamamlayın. Bu işlemden sonra gravatar sitesine kayıt olurken kullandığınız tüm mail adresi ile wordpress alt yapısı kullanan sitelere yaptığınız tüm yorumlarda resminiz çıkacaktır. Örnek olarak kendi gravatar profilimi inceleyebilirsiniz. Oluşturduğunuz profilin yorumlarda nasıl görüneceğini merak ediyorsanız burayı tıklayın.

Blogger Alt Yapılı Sitelere Yorum Yapıldığında Fotoğrafını Çıkartmak: 


Aslında bu blogger sahibinin imtiyazında olsa da, ülkemizde blog yazarlarının büyük bir kısmı blogger hesaplarında tüm yorum yapma yöntemlerini açık bırakmaktadırlar. Blogspot.com uzantılı web sitelerinin birçoğunda aşağıdaki resmi görürsünüz.



Burada eğer wordpress hesabını seçerseniz; yukarıda anlattığım gravatar kayıtlı mail adresinizle yorumda bulunabilirsiniz. Aynı şekilde blogger üzerine kayıt olurken kullandığınız mail adresini eğer hakkında kısmını doldurduysanız kullanabilirsiniz. Diğer hesaplar ülkemizde çok fazla kullanılmasa da, direk olarak bu sitelere kayıtlı hesaplarınız üzerinden de yorum yapabilir ve profil fotoğrafınızı gösterebilirsiniz.

Blogger’ın yeni eklentisinde ise; blog site yazarı profilindeki yorumları Google Plus üzerinden gelen yorumlarla eşleştirebilmektedir. Bu sayede kişiler direk google plus hesapları açıkken hiçbir form doldurmadan kendi profilleri ile yorum yapabilmektedir. Benim blog sitem diğer hesaplara kapalı, yani bu siteye yorum yapacak kişilerin kendilerini profilleri ile belli etmelerini istiyorum. Blogger ayarlarından Google Plus sekmesine tıklayabilir ve yorumlarınızı eşleştirebilirsiniz. O zaman web sitenizin yazılarınızın altında görünüm aşağıdaki gibi olacaktır.



Disqus Yorum Sistemi Kullanan Web Sitelerine Yorum Yapıldığında Fotoğrafını Çıkartmak: 

Dünyada en yaygın yorum sistemi olan Disqus’u ülkemizdeki web sitelerinde de sıklıkla görmeye başladık, bu nedenle bu yazımda biraz disqus yorum sisteminden de bahsetmek istedim. Disqus yorum sistemi kullanan web sitelerinin yorum kısımları aşağıdaki gibi görünmektedir.



Web sitenize bu yorum sistemini eklemek, yada bu sistemi kullanan web sitelerine yorum yapıldığında resminizin ve profilinizin görünmesini istiyorsanız ilk olarak; disqus.com sitesine giriyoruz ve mail adresinizle kayıt oluyorsunuz. Mailinize gelen aktivasyon kodunun tıkladıktan sonra profilinizi istediğiniz gibi oluşturabiliyorsunuz. Kısa özgeçmiş, yazarlık yaptığınız veya sahip olduğunuz siteler ile profilinizi zenginleştirebilirsiniz. Ayrıca disqus üzerinden kişisel blog oluşturabilirsiniz. Bu sistemin en güzel özelliği, kişinin internet mecrasında yaptığı tüm yorumların tek bir havuzda toplanması ve sizin yorumunuza herhangi bir cevap geldiğinde sitenizde görünmesidir. Örnek olarak benim disqus profilimi inceleyebilirsiniz. Oluşturduğunuz disqus profilinizin yaptığınız yorumlarda nasıl görüneceğini merak ediyorsanız; burayı tıklayınız.

Elimden geldiğince, internet sitelerin kullanılan tüm yorum sistemlerini ve sitelere yorum yaptığınızda resminizin, profilinizin nasıl görüneceğini anlatmaya çalıştım. Unutmayın ki; kişisel profilinizi açık şekilde beyan etmeniz ve konu ile alakalı sağlıklı yorumlar yapmanız, internet mecrasında oluşturacağınız kişisel itibara olumlu yönde etki edecektir. Bugünlük bu kadar, hoşça kalın.

Altay Bilgin’in Konuk Yazarlıkları (Guest Articles)

Merhaba değerli okurlarım; kişisel blog sitemde kendim hakkında bilgiler vermeye devam ediyorum. Bu aşama biraz sıkıcı olabilir ancak; kendimi okurlarıma ve oluşturmak istediğim sabit takipçi kitlesine en iyi, en saydam şekilde anlatmak istiyorum. Bu nedenle yazımda konuk yazarlık yaptığım web sitelerinin tanıtımını yapacağım. Öncelikle Altay Bilgin hayatının büyük bir kısmını bilgisayar başında; ekonomi piyasalarını takip ederek ve sürekli araştırma yaparak geçirmektedir. Oluşturduğum müşteri portfoyünü geliştirmek, kişisel gelişim sağlamak için sürekli yeni kaynakları incelemekteyim. Aldığım eğitim ve yaptığım araştırmalarım sonucu oluşan bilgi dağarcığımı; başta borsa olmak üzere diğer ekonomi piyasalarında yaptığım işlemlerle birleştirerek kazandığım tecrübeleri; bu tarz sitelerde okurlara ve alanında meraklı kişilere fayda sağlama gayesiyle kağıda dökmekteyim.

Konuk Yazarlık (Guest Aricles) Nedir?

Öncelikle konuk yazarlık hakkında bilgisi olmayanlar için kısa bir açıklama yapayım; İngilizcede guest articles olarak deyimleşen bir sistem. Bu sitelerde alanınızda uzman olduğunuz konular hakkında makalelerinizi yayınlayarak; inandığınız, güvendiğiniz bilgileri ve savunduğunuz düşünceleri büyük portal siteleri sayesinde binlerce, on binlerce kişiye tanıtabiliyorsunuz. Ülkemizde anlattığım bu sistem henüz oturmamış olsa da; Hürriyet yazar cafe ve Milliyet blog konuk yazarlıkları alanında iyi bir yöntem.

Ben henüz iki sitede de konuk yazarlık yapmıyorum, ama kısa süre içerisinde ülkemizdeki takipçilere de uzmanı olduğum alanlar hakkında yazılarımı okutmak adına üye olup makale yazmayı düşünüyorum. Şuan için daha çok İngilizce dev portallar da konuk yazarlık yapıyorum. Yazdığım konular ise genellikle kişisel uzmanlık alanım ve geçim kaynağım olan ekonomi, borsa ve diğer finans konuları üzerine olmakta. Bu sitelerde yayınladığım makalelerimi okumak ve düşüncelerinizi benimle paylaşmanız için size yazdığım sitelerin linklerini veriyorum.

Altay Bilgin'in Makalelerinin Yayınlandığı Portallar:
Sizde yukarıdaki adreslerden beğendiğinize kısa bir üyelik işlemi ve aktivasyonla üye olabilir ve makalelerinizi yayınlayabilirsiniz. Alanında dünyanın en büyük guest article sitelerinden olan bu siteler makalelerinizi on binlerce kişiye okutmak için çok büyük bir şanstır. Eğer yukarıda yazarlık yaptığım sitelerde sizinde hesabınız varsa, lütfen profillerinizden beni takip edin ve iletişime geçin. Bende sizlerin yayınladığı makaleleri okumaktan zevk duyarım.

10 Aralık 2013 Salı

Kişisel Blog – Kişisel Yazılar – Kişisel Görüşler!

Merhaba Blogger diyerek başlatmak istiyorum Kişisel Blog sayfamı.

Daha öncede hep web girişimlerim olmuş, farklı projelerde ve dergilerde editörlük yapmış; ancak hiç kendi adımla ve tamamen kendi görüşlerimin olduğu bir blog sitem olmamıştı. Hep özenirdim kendi ismini açarak blog tutan yazarlara, içeriklerini zevkle okurdum. Ve bugün bilgisayar karşısında boş bir şekilde gezinirken “evet niye olmasın” dedim! Ve şuan görmüş olduğunu blogu açtım. Blogger üzerinden açtım çünkü gerek dünyada, gerekse ülkemizde en çok kullanılan kişisel blog sağlayıcısının blogger olduğunu biliyorum.

Bu blogu takip eden okurlar neler bulacak? 


Aslında çok fazla şey beklememek gerek. Çünkü isminden de anlaşıldığı gibi tamamen kişisel bir web sitesi burası. İşime sinirlendiğimde sinirimi dökmeye, bir mutluluğum olduğu gibi gelip buraya yazmak için açtım burayı, bir nevi web aleminin kendi yapısına uygun bir blog olmasını istiyorum. Kısa zamanda ilk olarak kendimle ilgili anlatmak istediklerimi bu siteye yazacağım. Ardından da hayata dair, kendim dünyamda olup biten her şeyi vakit buldukça bu siteye yazmak istiyorum. Belki de biraz kişisel yaklaşım olarak görülebilir bu düşünceler ancak, dediğim gibi burası Kişisel Blog! O yüzden burada bundan sonra okuyacağınız tüm yazılarda görüşlerde; KİŞİSEL!