13 Haziran 2015 Cumartesi

Makro Ekonomi Nedir?

Makro ve mikro ekonomi hakkında giriş yapacağınız makalemizde ilerleyen paragraflarda farklı bilgileri bulmanızda mümkün ve bu terimleri anlamak için uzman bir iktisatçı olmanıza asla gerek yok. Yatırım analizleri oluşturulurken bazı oranların ne anlama geldiğini anlamak için kullanabilirsiniz.

Makro Ekonomi Nedir?


Birkaç parça ya da parçalar topluluğu değil, daha büyük skaladan resmin tam boyutunun görülmesini hitap eder. Kişiler arasındaki gelir dağılımı, ekonomik kalkınma paketinin sonucunun ne olduğu, hükümet borçlarına ilişkin analizler ve ne yapılacağının araştırılması, istihdam ve enflasyon oranları gibi geniş ölçekli analizler içerir. Makro ekonominin ilgilenmediği bir bölüm ise belirli bir takım piyasalara ilişkin fiyatlardır. Sektörel bazda incelemeler daha çok olmaktadır. Örneğin, bir araba markasının etkisi mikroya gireceği için otomobil sektörü, sağlık reformlarına ilişkin analizler, tarım ürünlerinin son durumları gibi daha derinlemesine rakamsal oranların, son durumların yer aldığı sistemler tercih edilmektedir.

Mikro Ekonomi Nedir? 


Mikro ekonomiyse; firmalar, para sahipleri ve yatırımları, ekonomik birimlere ilişkin davranışlar ve hane halkları ile ilgili bölüme aittir. Ürün fiyatlarının ya da kira fiyatlarının daha kontrollü hale gelmesi, tarım ürünlerine ilişkin hamlelerin özellikle ithalatla ilgili olanların ülkemizdeki çiftçiyi ne şekilde etkilediği, fabrika atıkları üzerine analiz yapılması ve çevreye olan zararlı etkilerinin boyutlarının bulunması gibi küçük analizler içermektedir. Genellikle mikroya ilişkin olan ve ekonomik anlamda araştırma konusu dışında bırakılma kararı alınan, yani veri olarak kabul gelen bazı unsurlar vardır ve bunlar makronun konusuna girer. Mikronun incelediği bazı veri yapıları da makroya aittir. Örnek olarak, genel fiyatlara ilişkin seviye analizi, toplam üretim kapasitesi, istihdama ilişkin son veriler gösterilebilir.

Her İkisi Birbirinden Bağımsız mıdır? 


Mikro ve makro ekonomi birbirinden asla bağımsız değildir ve mutlaka iç içe giren ve birbirinden destek alan bazı veriler vardır. İki bilim dalı olarak yazılmasının, yani bazı ayrımların yapılmasının iki sebebini sizlerle paylaşabiliriz. İktisat, verilerin doğru analiz edilmesi ve net şekilde şeffaf olarak paylaşılması, anlaşılmasını kolaylaştırması gerekir. Bu anlamda verileri okumada kolaylık sağlanması ilk faktör olarak ekleyelim. Diğeriyse bir firma ya da kişileri çember içine alacak olursak; onlar için geçerli olan bir gayenin, o firma ya da kişi içinde tanımlanan toplum açısından geçerliliğinin olmaması pekâlâ mümkün olabilir.

İstatistiki Verilerin Önemi 


TÜİK tarafından gerçekleştirilen ve saha araştırmalarının bilgisayar ortamına dökülmesi, oranların bulunması ve geçmiş veriler ile kıyaslanmasının yapıldığı iş bölümünün aşamalarını bugün sizlerle paylaştık. Ülkelerde bu derece şeffaf bir yapı olmadığı sürece yatırımcılar açısında güven kaybı oluşabilir ve verilerin yapay olduğu düşüncesi doğarak, sermayelerini geri çekmek isteyebilirler. Diğer taraftan istikrarı yakalayan, büyüme oranları ile göz dolduran ya da önemli ülkelerin peşinden gelen bir ülkede kredi derecelendirme kuruluşlarının da kredi notunda pozitif seyir göstermesi, emin olun faydalı olacaktır. İktisatçılar ve ekonomistler makro verilerin daha derinine inmek için mikro çalışmalara da dikkat ediyorlar.

10 Haziran 2015 Çarşamba

Doğru ve Etkili Bir Makale Nasıl Yazılır?

Yazarlık, birçok kişi için yaşam stili ve para kazanma kapısı olmuştur. Tarihte roman, makale, tiyatro yazarları ortaya koydukları eserlerle ünlenmişlerdir. Bazen de birçok bölümde öğrencilerin başarılı olmak için makale yazmaları gerekir. Makale yazmanın birçok yöntemi vardır. Etkili bir makale yazabilmek için bilgi birikimi gerekmektedir. Bilim ve eğitim dünyasında etkili ve başarılı olmak içinde etkili makaleler ortaya koymak gerekir.

Makaleler, bir konu hakkında kanıtlayıcı ve bilgilendirici yazılar olmalıdır. Bu nedenle belli tekniklere, kurallara bağlı kalmak gerekir. Her yazıda olduğu gibi makaleler de giriş, gelişme ve sonuç bölümünden oluşurlar. Giriş bölümünde ele aldığınız konuyu temel taşlarıyla okuyucuya sunarsınız. Bu bölüm makale için can alıcı kısımdır. Okuyucu, giriş bölümüne göre makalenizi okumaya devam eder, sıkıcı bulursa gerisini okuyamaz. Bu nedenle giriş bölümünde etkili cümleler kurmalı, okuyucu sıkmadan ilgisini çekecek noktalara değinmelisiniz.

Makale Yazmaya Başlarken Neler Yapılmalı?


Makale yazacağınız konu hakkında donanımlı bir şekilde bilgi edinmelisiniz. Topladığınız bilgileri öncelikle iyi anlamalı, ardından edinilen bilgiler içersinden istediklerinizi seçerek makalede yer vermelisiniz. Giriş bölümünde makale hakkında genel bilgilere değinmelisiniz. Yazar odaklı mı yoksa kurmaca bir dil mi kullanacaksınız, bunu da yazıya başlamadan önce belirlemeniz gerekir. Yazı boyunca bu dili kullanmalı, anlatım bozukluklarına yer vermemelisiniz.

Her konu hakkında birçok alt başlık bulunmaktadır. Bu alt başlıklardan hangilerine yer vereceksiniz, bunları da yazıya başlamadan bilmelisiniz. Sonuç olarak okuyucuya vereceğiniz mesajda önemlidir. Makale bu mesaj çevresinde gerçekleşecektir. Belli bir plan dâhilinde yazılmayan makaleler, istenilen etkiyi vermezler.

Etkili Makale Yazmak

Makale, ana olarak altı bölümden oluşur. İlk bölümde konu genel hatlarıyla incelenir. İkinci bölümde alt başlıklara değinilir. Üçüncü bölümde örneklemelere yer vermelisiniz. Dördüncü bölüm, yapmış olduğunuz araştırmalarda elde ettiğiniz konu uzmanlarının açıklamalarından alıntılar yapmalısınız. Beşinci bölüm, yazarın makaleyi yazarken kullandığı genel dil hakkında bir incelemedir. Son bölümde ise giriş kısmının içeriği derinlemesine ama uzun olmadan incelenerek, bir sonuca bağlanır.

Makale Yazarken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar 


Konu hakkında kendinize fikir listesi çıkarın. Farklı görüşte olan uzmanların açıklamalarını not edin. Bu görüş ayrılıklarının sebeplerini araştırın. Konunun alt başlıklarını ve konu üzerine yapılan diğer çalışmalarda belirtilen konuları genel olarak not edin. Konu hakkında detaylı topladığınız bilgileri önem sırasına koyun. Çok önemli olmayan ayrıntıları makalenizde yer vermeyin.

Makaleler uzadıkça okunması zorlaşacak, okuyucu sıkılacaktır. Okuyucuyu sıkmadan çok konu hakkında bilgi vermeye, can alıcı noktaları belirtmeye çalışın. Okuyucunun sıkılmaması için tek düzelikten kurtulun. Günlük yaşam içersinden örneklemeler, ünlü uzmanların görüşleri mümkünse görsellerden yararlanın. Grafikler, tablolar makalenizi daha dikkat çekici kılacaktır. Araştırmalara göre bir makalede en önemli kısım başlıktır. Can alıcı, ilgi çekici bir başlık seçerek yazınızın okunurluluğunu artırmayı hedefleyin.

Konu hakkında uzmansanız kendi görüşlerinize yer verin. Kelimeleri doğru ve yerinde kullanmaya özen gösterin. Anlaşılmayan, sık kullanılmayan kelime kullanımından kaçının. Makale yazarken gereksiz ayrıntılardan, aynı anlama gelen kelime kullanmaktan kaçının. Konu hakkında yapılan araştırma sonuçlarına, genel bulgulara, konunun yaratabileceği problemlere, topluma etkisine yer verin.

Makalenin en önemli kısımlarından biri de kaynakçadır. Kaynakça bölümünde yardım aldığınız kaynakçaları belirtmeyi unutmayın. Kaynakça bölümünde makalede kullandığınız anlamı bilinmeyen kelimelere, kısaltmaların açıklamasına yer verin. Makale yazmak zahmetli ve emek isteyen bir iştir. Bir günde bitireceğinizi düşünmeyin. Bu süreçte yazma konusunda tıkanabilirsiniz. Kendinizi vermeden, yazmak için yazmayın. O gün çalışmalara ara vererek daha sonra tekrar yazmaya devam edin.

9 Mayıs 2015 Cumartesi

Türk Lirası Gün Geçtikçe Değersizleşiyor!

Türk lirası 2015 yılının başından beri en çok değer kaybeden gelişmekte olan para birimi unvanını sürdürüyor. Doların hakimiyet kurduğu piyasalarda, en çok etkilenen para birimlerinden birisi. Dolar endeksinde, gelen verilerle birlikte düşüş kaydedilmesiyle yükselişe geçse bile Nisan ayında da en çok kaybeden olmaya devam etti.

Nisan ayında Dolar/TL kuru 2,7435 seviyelerini test etti ve ardından aşağı yönlü bir seyir izlemeye başladı. Buna rağmen yılbaşından bu yana en çok değer kaybeden gelişmekte olan para birimi olmaktan kurtulamadı. Haziran seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte yatırımcılarda artan endişe, Türk lirasına ciddi zarar verebilir, tartışmaları yapılıyor.

Dünyada ABD'den gelecek veriler izlenirken, Türkiye için oldukça önemli olan kredi notu kuruluşları da değerlendirmelerini yapıyor. Merrill Lynch, Morgan Stanley gibi ünlü yatırım bankaları tarafından yapılan Türkiye yorumları da pek olumlu görülmüyor. Merrill Lynch, FED'in faiz artırım kararı ile Türkiye'de bir fırtına yaşanabileceği uyarısında bulundu. Morgan Stanley ise EEMEA'ya karşı Türkiye için "ağırlığını artır" tavsiyesinde bulundu.

Dün Standard&Poor's tarafından Türkiye'nin notu gözden geçirildi. Türkiye'nin negatif görünümü değiştirmeyen kuruluş, kredi notunu yabancı para biriminden teyit ederken, yerli para birimi cinsinden düşürdü. Yatırım yapılamaz olan notu, yabancı para birimi cinsinden BB+ olarak teyit edildi. Yerli para birimi cinsinden ise BBB olan notu BBB- olarak revize etti.

Standard&Poor's yaptığı açıklamada, "TCMB'nin kredibilitesindeki zorlu durum Türk lirasının güvenilir olma statüsünü azalttı. Not düşüşü TCMB'nin bağımsızlığına ilişkin zorluklarını yansıtıyor. Düşen petrol fiyatları Türkiye'nin yararınadır" dedi.

Küresel piyasalarda dolar, açıklanacak ABD verilerine göre yön bulmaya devam ediyor. Haftanın son işlem gününde açıklanan tarım dışı istihdam verisi beklentilerin altında geldi. Bu durumda da dolar değer kaybederken altın değer kazandı. Dolarda yaşanan düşüşler, Alman tahvil getirilerinde yükselişi destekledi ve Euro değer kazanmış oldu.

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Yurt İçi Piyasalara Enflasyon Desteği

Yurtiçi piyasalar bugün açıklanan enflasyonu fiyatlandırıyor. Enflasyon, beklenenden yüksek geldi ve piyasalara yaradı diyebiliriz. Nisan ayında açıklanan ekonomik veriler, yurtiçi ve yurtdışı piyasalara oldukça büyük etki etti. Hatta tüm taşları yerinden oynattı bile denebilir. Bugün enflasyon verisine odaklanan yurtiçi piyasalar, yurtdışından gelecek verileri de izliyor.

ABD'de bugün açıklanması beklenen ekonomik verilerden çıkabilecek teşvik ve faiz beklentileri, fiyatlanıyor. 1 Mayıs tatili nedeniyle Perşembe günü tatile giren Borsa İstanbul, %2,36 değer kaybetmişti. Dolar/TL kuru ise 2,71 seviyesine kadar çıktı. Bir diğer önemli gelişme ise Euro/TL kurunun 3 liranın üzerine çıkması olmuştu.

Borsa İstanbul 100 Endeksi açıklanacak verilerle birlikte yeni haftaya bir önceki kapanışa göre 66,22 puanlık düşüşle 83.880,82 puandan başladı. Ardından açıklanan enflasyon verileri sonrasında yukarı yönlü hareketlenmeye başladı. Dolar/TL ise yeni haftaya yukarı yönlü hareketlerle başladı. 2,72 seviyesinden başladı ve ardından 2,71 seviyelerine geriledi.

Enflasyon verilerine gelecek olursak;

  • Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda % 1,63 oranında arttı.
  • Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Nisan'da aylık bazda % 1,43 oranında artış kaydetti.
  • Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında % 7,91 oranında gerçekleşti. 
  • Yıllık enflasyon üretici fiyatlarında % 4,80 oranında gerçekleşti. 
  • Yapılan anketlere göre beklentiler tüketici enflasyonunun % 1,43 oranında, yıllık bazda % 7,65 oranında olması yönündeydi.
Açıklanan enflasyon rakamları sonrasında BIST 100 Endeksi önce sert düşüş gösterdi ve 83,500 seviyesinin altına indi. Ardından toparlanarak 83,800 seviyelerine yükseldi. İlk seansın sonuna doğru toparlandı ve artı bölgeye geçti. İlk seansı bir önceki kapanışa göre 218.31 puandan % 0,26 oranında yükselişle sonlandırdı. Güne 83.880,82 puandan başlayan Borsa İstanbul, ilk seansı 84.165,35 puandan tamamladı.

Dolar/TL ise açıklanan veri sonrasında yeniden 2,72 seviyesini test etti ve 2,71 seviyesine kadar geriledi. Piyasa güne 1 milyar 702,9 milyon lira eksi rezerv ile başladı ve bankaların serbest depo hesabı 14 milyar 976,6 milyon lira düzeyinde başlangıç yaptı.

23 Nisan 2015 Perşembe

Forex Piyasasında Altın Yatırımı Nasıl Yapılır?

Biliyorsunuz ki altın en çok kullanılan yatırım aracıdır. Fiyatları dalgalanmalara uğrasa bile yatırımcılar bu sektörden vazgeçmezler. Savaş, açlık, kıtlık dönemlerinde bile zarara uğramamak adına tek yatırım aracı olarak altını seçmişlerdir.

Eski zamanlardan süre gelen bu âdet, günümüzde finansal piyasa olan Forex'te daha karlı bir şekilde yapılıyor. Kuyumcuya gidip gelme derdi olmadan, evde saklamaya gerek kalmadan ve bankada bulunan kasalara koymadan online olarak; forexte bu işlemleri fiziki olmayan şekillerde yapabiliyorsunuz. Ons başına dolar olarak işlem görür, dolarda görülen değişimler altın fiyatlarını etkiler. Daha kârlı ve avantajlı olan piyasada yorulmadan ve zamandan kazanarak işlemlerinizi güvenli bir şekilde yapabilirsiniz.


Forex'te yatırım yapmak istiyorsanız önce vadesiz hesaba ihtiyacınız var. İlgili banka veya aracı kurumlar aracılığıyla çok rahat yatırım hesabınızı açabilirsiniz. Yatırım aracınızı seçip, ne kadar yatırım yapmak istiyorsanız bankanızdan havale yapıp hesabınızı aktif hale getirmiş olursunuz. Şuan altın yatırımını anlattığım için forexte yatırım aracınızı altın seçerek işlemlerinize başlayabilirsiniz.

Forex piyasasında gram altın (GAU/USD, GAU/TRY) ve altın ons fiyatı (XAU/USD) üzerinden işlemler yapılır. Diğer piyasalarda şu altınlar üzerinden alım-satım işlemi gerçekleşmektedir:

  • Çeyrek, yarım, tam, Cumhuriyet, Reşat, ziynet altın, beşi bir yerde, tel bilezik gibi altın türevleri.
  • 14, 18, 22, 24 ayar altın, 1 ons altın, külçe altın, gümüş ve platin. İşlemler online yapıldığı için oturduğunuz yerden zengin olabilirsiniz.
Önemli olan piyasanın işleyişini bilmek ve geçmiş yıllarda yaşanan krizlerde altın ne kadar etkilenmiş analiz ederek, günümüzde altın fiyatları için öngörüşe sahip olabilirsiniz. Yapacağınız işlemlerde de bu geçmiş verileri kullanabilirsiniz. Uzmanlardan yardım alarak kendinize göre bir strateji geliştirmeniz gerekiyor, çünkü kimse kimseye kazandırmak istemez.

Kaldıraç oranı sayesinde kısa vadede çok büyük kazanç elde etmenizi sağlayan forex piyasası, altın piyasası için 1'e 100 oranını kullandırmaktadır. Bu şu demek oluyor; 100 kat daha fazla kazanıyorsunuz. Örnek vermek gerekirse; örneğin 2 kilo altın almak istiyorsunuz, 20 gram karşılığında teminat ödeyerek sahip olabilirsiniz. Kaldıraç oranında aracı kurum işlem yapmanız için verdiği parayı kullandırarak, daha fazla kazanç elde etmenizi sağlıyor. Kâr elde ettiğinizde elde ettiğiniz parayı çekebiliyorsunuz, zarar ettiğinizde ise kurumunuz siz eksiye düşmeden işleminizi sonlandırmaktadır.

Kesinlikle bilginiz tam olmalı, altın fiyatları nelerden etkilenir bilmeli ve öngörüşe sahip olmanız lazım. Altına yatırım daha avantajlı ve kârlıdır. Örneğin; altının değerinin düşeceğini düşünüyorsanız, elinizdeki altınları satarak kar elde edebilirsiniz ya da altının fiyatlarının yükseleceğini düşünüyorsunuz, düşük fiyattan alıp, yükselince satarak kâr elde edebilirsiniz.

18 Şubat 2015 Çarşamba

2015 Petrol Tahmini: Fiyatlar 10 Dolara Gerileyecek!

Gary Shilling’i tanır mısınız? Bilmeyenler için kısaca tanıtayım, Forbes dergisinin en sevilen köşe yazarlarından biri. Buna ek olarak Wall Street Journal ve New York Times’da ekonomi editörü, köşe yazarı. Shilling’in uzmanlık alanı ise emtialar.

Shilling geçtiğimiz günlerde Bloomberg için yazdığı köşe yazısında petrol fiyatlarının 10 dolara kadar gerileceğini söyledi. Bu tahmin 2015 için yapılmış en düşük petrol tahminiydi. Gelin Gary Shilling bu tahmini neye dayandırmış beraber inceleyelim!

İlginizi Çekebilir: 2015 Petrol Fiyatları Uzman Tahminleri (borsanasiloynanir.co)

ARZ çok TALEP yok! 


Shilling’in Bloomberg View’de yayınlanan köşe yazısındaki en belirgin madde olarak petrole arzın her geçen gün artması ve buna bağlı olarak talebin gerçekleşmemesini gösterdi. Buradan yola çıkarak petrolün 10 dolara gerileceğini söyleyen Shilling, emtialarda da fiyatların 10 – 20 dolar bandına gerileceğini ifade etti.

İlginizi Çekebilir: Petrol Düşerse Ne Olur? Petrol Fiyatları Nelerden Etkilenir? (borsanasiloynanir.co)

Garry Shilling petrol tahminlerine şu şekilde devam etti: “Arz artarken, talep azalıyor. OPEC, petrol talebinin 2017’de günlük 28,2 milyon varile düşerek, son 14 yılın en düşük seviyesine gerileyeceğini tahmin ediyor

Okurlarım daha önce OPEC toplantısında petrol fiyatlarının nasıl etkileneceği yönündeki görüşümü hatırlayacaktır.

Kişisel Petrol Tahminim 


Benim şahsi düşüncemi soracak olursanız, Shilling’in ifadeleri mantıklı gibi görünse de petrolün 10 dolar seviyelerine, emtialarında 10 – 20 dolar bandına kadar düşebileceğini düşünmüyorum. Özellikle 2017 ihtiyacındaki azalışın, 2015’in ikinci çeyreğinde etkilerini göstermeye başlayacağını hiç düşünmüyorum!

5 Şubat 2015 Perşembe

Türkiye'nin Büyüme Tahmini Yükseldi

Avrupa Birliği Komisyonu, 2015 yılı için Türkiye'nin büyüme tahminini % 3,3'ten %3,7 oranına yükseltti. Komisyonun, Kış Ekonomik Tahminler Raporu bugün yayımlandı ve raporunda Türkiye bölümünde "petrol fiyatlarının düşüşü büyüme, enflasyon ve cari açık için bir lütuf" başlığını kullanıldı. 2016 yılı için de büyüme tahmin, %3,7'den %4'e yükseltildi.

Raporda; Türkiye'de enflasyonun ciddi anlamda gerilemesinin beklendiğinden, büyümenin tüketici alım gücünün artmasıyla destekleneceğinden ve ithal edilen enerjinin daha düşük harcama gerektireceği için cari açığın daralacağından bahsediliyor. Aynı zamanda iç talepteki yavaşlığın iyileşen net ihracatla büyük ölçüde telafi edildiği de kaydedildi. "Rusya, Ukrayna ve Irak'a ihracat daralmamış olsaydı, Türkiye'nin genel ihracat performansı ve büyüme rakamı daha iyi olacaktı" notu da dikkatleri çekiyor.

AB Komisyonu'nun raporuna göre TCMB'nin 2013 ve 2014 yıllarında genelde sıkı para politikası uyguladığı ama 2015 yılının Ocak ayında "iyileşen enflasyon verisi ve hükümetten, Cumhurbaşkanı'ndan gelen baskının" ardından parasal koşulları gevşettiği de belirtildi. 2015 ve 2016 yıllarında ise daha güçlü bir büyüme beklendiği kaydediliyor. Bu büyümede en büyük etken, petrol fiyatlarının düşmesi ve daha gevşek para politikası olduğu söyleniyor.

Raporda kaydedilen bir diğer nokta ise; ABD para piyasalarındaki normalleşmenin Türk piyasalarında satışlara neden olması ihtimalini bir risk olarak görmesi. Bu durumda Türkiye'nin para politikasını sıkılaştırmak durumunda kalacak olmasıyla birlikte iç talebe olumsuz yansıyacağını düşünülüyor. Aynı zamanda Orta Doğu ve Ukrayna – Rusya arasında kötüleşecek jeopolitik durumların Türkiye ekonomisine olumsuz etki yapacağı da kaydediliyor.

2015 yılında cari açığın azalacağı da AB Komisyonu'nun raporunda yerini aldı. Türkiye'de geçtiğimiz yıl % 6 civarında olan cari açığın, 2015 yılında % 3,6 oranına inmesi bekleniyor. Kamu borçlarının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranında düşüş trendinin devam edeceği belirtiliyor. Geçen yıl % 34,3 olan bu oranın bu yıl % 32,2 olması bekleniyor. 2016 yılında ise % 31,2 oranına kadar gerileyeceği kaydedildi.

Son olarak raporda işsizliğe de yer verildi. Türkiye'de işsizlik oranının 2015 ve 2016 yıllarında % 10,5 oranında kalacağı tahmin ediliyor.