15 Ocak 2016 Cuma

Mevlana Kimdir? Hayatı ve Eserleri

Mevlana, asıl adı ile Muhammed Celaleddin olan bir bilgindir. Afganistanda doğmuş ve uzun yıllar Türkiye’de yaşamıştır. Annesi Harzemşahlar İmparatorluğundan bir prenses babası ise dönemin en bilgin insanlarındandır.

Mevlana’nın asıl ismi ile değil de Mevlana Celaleddin-i Rumi diye anılmasının ise bir hikâyesi vardır. Mevlana efendimiz anlamına gelen bir isimdir. Rumi ise Anadolu manasına gelmektedir. Anadolu’nun merkezi sayılan Konya’da uzun yıllar yaşamış olması dolayısıyla bu isimler ona verilmiş ve adeta ismi yerine sembolü olmuştur.

Mevlana çok uzun yıllar Konya bölgesinde yaşamış ve burada vefat etmiştir. Günümüzde Mevlana türbesi Konya’da bulunmaktadır ve binlerce ziyaretçi akınına uğramaktadır. Mevlana tüm dünya tarafından tanınan ve sevilen bir fikir adamı olmuştur. Zamanın sanatçılarından ünlü Alman şair Goethe ve ünlü ressam Rembrant Mevlana’yı ilgi ile takip etmiş ve büyülenmişlerdir. Mevlana birçok yüreğe ilham kaynağı olmuştur. Öyle ki Pakistanlı bir adam Mevlana’dan aldığı ilham ile Pakistan’ın en büyük şairi olmuştur.

Mevlana Kimdir?

Mevlana hem İslam hem de gayri İslam milletlerce tanınan ve sevilen bir bilgedir. Afganistanda dünyaya gelmiş ve ömrünün uzun bir dönemini Türkiye’de Konya’da geçirmiştir.
Doğum tarihi tam olarak 30 Eylül 1207 olan Mevlana Afganistan’ın Horasan bölgesindeki Belh şehrinde doğmuştur. Fikirleri ve kişiliği ile insanlığa sonsuz hoşgörünün güzelliğini kanıtlamıştır.

Mevlana’nın Hayatı

Mevlana’nın babası, Mevlana’nın doğduğu şehir olan Belh şehrinin önde gelen insanlarından biridir ve zamanında ‘Bilginlerin Sultanı’ ünvanı ile anılan bilge bir kişiliktir. Mevlana’nın annesi Mümine Hatun’dur. Mümine Hatun ise Belh Emiri’nin kızı yani prensestir.

Mevlana Şems-i Tebrizi ile 15 Kasım 1244 yılında tanışmıştır. Aralarındaki dostluk Mevlana’yı çok başka duygulara taşımış, ufkunu açmış ve tam bir gönül adamı olmasını sağlamıştır.
Öyle ki Şems ile tanışana dek sakin öğrencileri ve ailesi ile bir hayat geçiren Mevlana Şems ile tanıştıktan sonra tamamen değişmiş, öğrencilerini ihmal etmiş ve hayatının her anını Şems ile doldurmuştur.

Şems’e olan bu düşkünlüğü sonucunda Mevlana’nın öğrencileri Şems’i ölümle tehdit etmişlerdir ve Şems de dayanamayıp uzaklara gitmiştir. Bu duruma dayanamayan Mevlana yemeden, içmeden kesilmiş elden ayaktan düşmüştür. Sonra Mevlana’nın öğrencileri yaptıklarına pişman olarak Şems’i geri getirmişlerdir. Şems bir daha gidemesin diye Mevlana 18 yaşındaki kızı ile 68 yaşındaki Şems’i evlendirmiştir. Bu evlilik dolayısıyla 18 yaşındaki kızı üzüntüden ölmüştür. Bir süre sonra da Şems öldürülmüştür.

Yaşamının tamamını ‘Hamdım, piştim, yandım’ şeklinde özetlemiş olan Mevlana 17 Aralık 1273 yılında vefat etmiştir. Mevlana cenaze gününe ‘Seb-i Arus’ yani yeniden doğuş günü adını vermiştir. Vasiyetinde Şems’ten sonraki en yakın arkadaşı Sadrettin Koneyi’nin cenaze namazını kıldırmasını istediğini yazmıştır. Ancak cenaze sırasında Sadrettin Koneyi’nin bayılması sonucunda namaz başka bir bilgin tarafından kıldırılmıştır.

Mevlana’nın Eserleri

Dünya çapında tanınan bilgin Mevlana, müthiş derin bir hoşgörüye sahipti. Verdiği öğütler, yazdığı şiirler üstünden asırlar geçmiş olmasına rağmen hala aynı derin duyguları okuyanlara yansıtabilmektedir.

Mevlana’nın hayatımıza ışık tutacak, gönüllerimizdeki kapıları açıp, içimize işlemiş paslarımızı silecek birçok eseri bulunmaktadır. Ancak huzura kavuşmak için kesinlikle uygulanması gereken yedi öğüdü de şu şekildedir;

·        Şefkat ve merhamette güneş gibi ol
·         Cömertlik ve yardım etmede akarsular gibi ol
·         Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol
·         Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol
·         Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol
·         Hoşgörülülükte denizler gibi ol
·         Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol