14 Nisan 2014 Pazartesi

İnternet Neydi, Nasıl Geldi, Şimdi Ne Oldu?

Sene 1996. Henüz ortaokuldaydım. Atari salonlarında, Tekken’nin combolarını ezberlemek ve rakibim olan sınıf arkadaşlarımı yenmek en büyük arzumdu. Street hoop ise yıllarca oynamama rağmen sıkılmadığım bir oyun olarak günde en az 1 kere oynadığım oyunların başındaydı. Ve bir gün arkadaşım Tekken de daha önce hiç görmediğim combolar yaparak bana saldırdı. Önünde bir kağıt vardı ve sürekli ona bakarak oynuyordu. Beni kimsenin yenemediği bu oyunda, çocuk beni saniyeler içerisinde pert etmişti. Tekrar jeton attım, gene yenildim, ardından bir daha bir daha… Hemen çocuğa dönüp elindeki kağıtta neler olduğunu ve nereden aldığını sordum. O da internet cafeden çıkarttığını, oyunun farklı combolarının yazdığını söyledi. "Nerede bu internet cafe?" dedim.

Bilmiyordum o soruyu sorarken ileride hayatımın tamamına dahil olacak bu teknolojiyi sorduğumu. Hemen tarif ettiği adrese gittim. Hayatımda ilk defa o kadar çok bilgisayarı orada görmüştüm. Daha Google’nin bile olmadığı, Türkiye’de toplasan 3 – 5 internet sitesinin olduğu bir dünyaydı o zaman internet. Bomboş, tertemiz, sadece bilgilerin bulunduğu ve nereye gideceğini, ne yapılacağını kimsenin bilmediği yeni bir dünya... İnternet cafenin sahibine sordum ben bu oyunun combolarını nasıl bulacağım diye. O da herkes bunu soruyor, ben sana bir çıktı alayım dedi. Çıktıyı verdi, karşılığında sanki dünyanın sırrını vermişçesine bir para aldı ve ilk internet maceram 10 dakika pc başında oturarak, hiçbir şey yapmadan dünyanın parasını ödeyerek tamamlandı. Ancak o zaman için elimde sahip olduğum kağıt, benim için paha biçilemezdi. Saatlerce evde mevcut comboları ezberlemek için o internetin bana verdiği kağıda bakarak çalıştım. Ve bana internetin ilk defa bilmediklerimi öğreteceğini orada anlamıştım.

Aynı aşağıdaki gibi bir yerdi ilk internet deneyimlerimi geçirdiğim salon... Büyük ihtimalle bende aynı aşağıdaki gibi bir çocuktum o zamanlar. Tek derdi oyun oynamak olan...



Sonraki yıllarda internet cafe atari salonlarını terk etmemize sebep oldu. Arkadaşlarla toplu oyun oynamanın keyfini ilk defa buralarda yaşadık. Chat denilen şeyi öğrendik, hiç resmini cismini bile görmediğimiz kişilerle saatlerce sohbet ettik. Onlara aşık olduk. Bu internet denilen şey hayatıma öyle bir hızlı girmişti ki; lise yıllarımın başın sonuna kadar içindeydi. Ve en güzel anlarımın tam ortasındaydı.

Bu olayların üzerinden 18 sene geçmiş. Dile kolay. Tam 18 sene önce, atari de oynadığım bir oyunun hileleri için tanıştığım internet artık hayatımın bir parçası. Vazgeçilmezi. Öyle bir yer etti ve beni kendisine bağımlı yaptı ki; artık onsuz bir dünyada insanların ne yaptığını bilmiyorum. Artık o olmadan nasıl yaşanır unuttum. Belki bizleri asosyal yaptı, belki vaktimizi boşa öldürttü, beklide çok işimize yaradı. Ancak kim ne derse desin ben internetin ilk zamanlarını hatırlıyorum, orası da aynı bu dünya gibi tertemizdi ve orayı da aynı bu dünya gibi insanlar yani bizler kirlettik!